Doğu Perinçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğu Perinçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2018 Pazar

SANATSAL GÜZELLİK




  Büyük sanatçılar, toplumun yüreğinde soluk alıp verirler. 
İnsanlığın kâlp atışlarını doktorlar dinler, 
yürek atışlarını ise ressamın renklerinde, bestecinin seslerinde, şairin imgelerinde bulursunuz. 

(DOĞU PERİNÇEK) 










Resim: SU YÜCEL







Acının Rengi - GÜLER YÜCEL




Resim: GÜLER YÜCEL




   Can Yücel; resimden anlar, resmi sever. Önce Güler Hanım'ın sonra da Su'nun ressamlığının yarattığı bir ilgidir bu; belki de, yeryüzüne baktığında gördüğü her şeyin kelimelerle, seslerle ya da renkler ve çizgilerle defalarca farklı biçimlerde anlatabilmesinin olanakları karşısında duyduğu derin hayranlıkla ilgilidir. Anlatabilmenin biçimleri ve araçları değiştikçe, bir de bunlar arasında durmadan birbirlerinden doğan ve birbirlerini doğuran yenileri ortaya çıktıkça, anlatılan şeyin daha derinden bilinmesine doğru bir yol bulduğunu düşünenlerdendir. ( SIDDIK AKBAYIR & CEZMİ ERSÖZ - Can Baba)










İnci Küpeli Kız - JOHANNES VERMEER




   Sanatsal güzelliğin bir kez tadına varıldığında hayat değişir. Monteverdi Korosu'nu bir kez dinlediğinde hayatın değişir. Vermeer'i yakından bir kez gördüğünde hayatın değişir; bir kez Proust okuduğunda aynı kişi değilsindir artık. (JAUME CABRE - İtiraf Ediyorum)











Merhaba!






8 Temmuz 2018 Pazar

TEKNOLOJİK ÇÖP, OTOMOBİL ve GERÇEK İHTİYAÇLAR




   Dijitalleşme, her zaman eksik bırakılan gerçek insan ihtiyaçlarından (barınma, eğitim, sağlık, güvenlik ve şehir hakkı başta olmak üzere) kalan alanı dolduran ve ilerleme yanılsaması yaratan binbir çeşit ürünün alıcısını bulmasını sağlayan temel mekanizma olarak tasarlanmaktadır. İşte bu yüzden sağlıksız evlerde oturup, sağlıksız beslenen, sağlık güvencesinden ve çocuklarına gerçek bir eğitim sağlamaktan yoksun hanelerde bu kadar çok teknolojik çöpü büyük bir borç yığını ile yan yana bulabiliriz...
   Sermaye düzeninde teknolojinin iki temel işlevi vardır: İlki üretimde emek oranını düşürerek işsizlik havuzunu beslemek ve böylece ücretlere baskı yapmak, ikincisi kazanılmış ücretin emekçinin kişisel yararı açısından akıl dışı, ancak uzun dönem kârlılıkta sermaye için en akılcı tüketimin sağlanması. (ZAFER ANAYURT - soL Haber)





şişli'de bir apartıman
yoksa eğer halin yaman
nikel-kübik mobilyalar
duvarda yağlıboyalar

iki tane otomobil
biri açık biri değil
aşçı, uşak, hizmetçiler 
dolu mutfak, dolu kiler

hanım gider, sen gidersin
gündüzleri çaydan çaya
gece olur, davetlisin
ya dineye, ya baloya

hey
lüküs hayat, lüküs hayat
bak keyfine yan gel de yat
ne güzel şey
oh ne rahat
yoktur eşin lüküs hayat








   Totem, ilkel toplumda kalmış değil. Emperyalist-kapitalist sistemin de bir totemi var: Ne kartaldır ne geyik, ne koyun, ne dağ keçisi! Bu sistemin totemi, "araba"dır. Hindistan'da yolların üzerinde salınıp gezen inekler garibimize gidiyor ama, yolları tıkayan otomobil sürülerinden aynı rahatsızlığı duymuyoruz. Bu sistemde kimse ona dokunamaz; "tabu"dur, çünkü imal edilen tüketim modelinin, kutsal piyasanın kralıdır.
   Otomobil, yalnız, tüketim aşkının adı değildir; bu bir üretim hummasıdır. Şimdi kapitalizm, piyasa için üretim yapmıyor, ürettiği malın piyasasını imal ediyor. İşte Büyük Tanrı, tekelci sermaye, Olimpos Dağı'nın tepesinden ellerini uzatarak, otomobilin başına hâleler konduruyor. O anda Küçük Tanrı media; televizyonları, radyoları, gazeteleri, filmleri, duvar afişleri, romanları, hikâyeleri ve diğer araçlarıyla otomobil aşkını kutsuyor.


DOĞU PERİNÇEK







   Şimdi anlaşılıyor mu, Turgut Özal'ın neden "otoyollar demokrasidir, demiryolu komünizmdir" dediği! 
Çünkü demiryolları ve denizyolları aslında cumhuriyettir, otoyollar ise 'pazarın sömürgeleşmesi'!


ATTİLÂ İLHAN









Karikatür: BEHİÇ AK













Merhaba!