7 Eylül 2025 Pazar
KAPİTALİZMİN SONUNU HAYAL ETMEK
15 Haziran 2025 Pazar
NE-NEDEN-NASIL ?
"Öldürmek çözüm değil diyorum. Bak biz şimdi seninle ne yapıyoruz? Sevdiğimiz birisini sağ salim gelsin diye bekliyoruz değil mi?"
"He... Yüzbaşıyı bekliyoz ya."
"Tamam işte. O düşman dediklerini de bekleyen, seven birileri var. Aslında onlara da sorsan bu savaşı istememişlerdir."
"Eee kim istedi o vakit?"
(DİDEM KOÇ - Yüzyıllık Yolculuk / Edebiyatist)
***
18 Mayıs 2024 Cumartesi
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ - 2
Tarihi boyunca Anadolu, kendisini tutsak almak isteyen tüm yeni kültürleri bağrında eritmeyi bilmiştir.
(ÖNER YAĞCI)
***
Ben, Anadolu'nun korkunçluğunu görmüş, yüreğimde duymuş kişiyim. Makal da öyle, Fakir de öyle... Oyunlarınızı bize yutturamazsınız. Bundan sonra mağaradan, yer altından, açlıktan gelen hiç kimseye yutturamayacaksınız. Biliyor musunuz, haberiniz var mı, biz değil, o mağaradan beter yerlerde yaşayan ışıksızlar da görür gibi oldular oyunlarınızı. Heeeey, gözünü sevdiğimin yirminci yüzyılı, sen olmasan, sendeki halkın gücü olmasa, üstümüzdeki kara bulut, karanlık gece böyle kolayca kalkar mıydı?
Bu yirminci yüzyıldır. Yılanların Öcü oynanmasa da olur. Fakir yazmasa da, öğretmen olmasa da olur. Yüzlerce Yılanların Öcü yazılacak, binlerce Fakir Baykurt çıkacak.
Dün oyununuzu açık oynuyordunuz. Bugün bir paravan buldunuz. Yarın, er geç, o paravan önünüzden çekilecek. Ve siz Anadolu düzlüğünün ortasında çırılçıplak, ışığımızın içinde yarasalar gibi, baykuşlar gibi halkımızın karşısında, gerçek vatanseverlerin karşısında kalacaksınız.
Yobazlarınızla, ağalarınızla, yalanlarınızla, yutturmasyonlarınızla, bütün karanlık, gerici gücünüzle bir zaman daha oyalanacaksınız, biraz daha ışığımıza bent kurmaya çalışacaksınız. Ama sonunda ışığımız gözlerinizi kör edecek.
Ama siz içimizde, insanlığımızda birer çirkin yarasınız. Geçen yazımda da söyledim, bizim memleketimizde sizin gibiler var diye, ben yirminci yüzyıldan utanıyorum. (11 Şubat 1962)
13 Şubat 2022 Pazar
AŞKSIZ OLMAZ
Şiirse söz konusu olan aşk başta gelir.
Aşk şiir için itici hatta yaratıcı etkendir.
Şiir için aşk ve aşk için şiir gerçeğini unutmamalıyız.
(Edebiyat Estetiği Konusunda Kendimle Konuşmalar)
AFŞAR TİMUÇİN
***
Edebiyatın var oluş nedenlerinden ve temel izleklerindendir aşk. Aşksız bir yaşam düşünemeyen insanlık, geleceğe kalmanın, insan olmanın farklılığını kanıtlamanın bir aracı olarak sanatla özgürleşirken, yarattığı bu gerçekliğin temeline aşkı da koymuştur hep. Aşk ve edebiyat birbirini ve insanı tamamlayan bir vazgeçilmezliktir.
Toplumların yaşama koşullarına göre kimi zaman en öne çıkan, kimi zaman geri plana itilen ama mutlaka var olan aşk gerçeği edebiyatın vazgeçilmez bir ögesidir. Aşkın düşünceyle ve inançla bütünleştirilmesi de edebiyat tarihinin çok önemli bir gerçeğidir. En diri kavga şiirlerinden, en eski halk öykülerinden başlayarak tüm edebiyat ürünlerindeki altyapıyı oluşturan bir öge olarak görmek gerekir aşkı. (ÖNER YAĞCI - Cumhuriyet Gazetesi)
***
Evrim tarihinde bir yerlerde bir hata olmuş ve cümle yaratıklar erkek ve dişi diye ayrılmışlar. İşte şimdi biz hepimiz bu evrim hatasının kurbanları olarak, aşk aşk diye inleyip mektuplar yazıyoruz, mesajlar atıyoruz, olmadık jestler yapmayı planlıyoruz, yapıyoruz.
(...)
Aşk, yeryüzünde geçirdiğimiz zamanı kısaltmak için bizlerin uydurduğu tamamen hayali bir kavramdır. Söyleyin bakalım, aşk olmasaydı, biz nasıl vakit geçirecektik? Aşksız film, tatsız tuzsuz bir saman yığınına benzeyeceğinden kimse sinemaya gitmeyecekti. Aşksız kitap kimseyi açmayacağından kitaplar yazılmayacaktı. Hayatımızın vazgeçilmezleri olan magazin programları ve kahve dedikoduları olmayacaktı. Peki, ne yapacaktık, oflaya puflaya zamanın geçmesini bekleyecektik. Futbol bile bize yetmeyecekti, daha da beteri var, kadınlar, kızlar aşksız bir dünyada saçlarını yaptırıp bin bir kılığa girmek için zaman ve çaba harcamayacaklardı. Ekonomi bile çökecekti. Vallahi can sıkıntısından herkes kendini birer ikişer pencerelerden atmaya başlayacaktı. Yazık. İyi ki şu aşk denilen yanılsama var da vakti çoğu zaman nasıl geçtiğini anlamıyoruz. (IŞIL ÖZGENTÜRK - Cumhuriyet Gazetesi)
***
Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.
Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.
Sen göreceksin, duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.
Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.
Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.
ÖZDEMİR ASAF
***
Aşkı döndüren çark şiirdir ya da şiiri yürüten aşk...
Şiirin de aşkın da tanımı bugüne değin yapılamamıştır, çünkü ikisi de bireyseldir, her şaire, insana göre değişir. Yine ikisinin de ortak yanı, değiştiren ve dönüştüren olmasıdır. (ARİFE KALENDER)
Merhaba!
6 Şubat 2022 Pazar
SAVAŞA HAYIR!
"Bir esinti uğruna, şan olsun diye,
mezara gidiyorlar yatağa gider gibi.
Birkaç dönüm yer savaşıp alacakları,
orduların kılıç oynatmasına elvermez,
ölülerin gömülmesine yetmez bir avuç toprak."
(WILLIAM SHAKESPEARE - Hamlet)
***
Yol boyunca geçtiğimiz her yerde savaşın yıkımını bir kere daha görmüştüm; yanıp yıkılmış, bomboş, ıssız köyler, şimdi otların bürüdüğü bir zamanların verimli tarlaları, arsız hırıltılarla leşleri didikleyen açlıktan kemikleri çıkmış başıboş hayvanlar ve insan eliyle yaratılan bu cehenneme aldırmadan büyümeye devam eden çamlar, kayınlar, huşlar, çiftleşme cıvıltılarıyla daldan dala uçuşan kuşlar ve şırıltılarla akan sular... Bir kere daha insan olmanın ağırlığını hissettim omuzlarımda ve tabii utancını da... Niye hep arkamızda bir yangın yeri bırakıyorduk, bu kavganın nedeni neydi, neyi paylaşamıyorduk; her şey herkese yetecek kadarken üstelik... Tabiatta bunun bir başka örneği var mıydı, kraliçe arı bile kovanındaki işçi arılara karşı bu kadar acımasız değildi, üstelik bizden geri kalan bir bal da yoktu. Savaşa ve savaşı yaratanlara lânetler okuyarak savaşmaya gittik; ne kadar tuhaf bir hâldi bu, daha iyiyi yaratmak adına daha önce yaratılmışı yok edecektik; savaşımız barış adınaydı, dövüşecektik; yaşamak için öldürecektik, başkalarınınkini bitirirken kendi hayatımızı da öğütecektik... (SOLMAZ KÂMURAN / Macar - İnkılâp Kitabevi)
***
Ben bir barışseverim; çünkü bilirim ki savaşta en çok yoksullar ölür. Bilirim ki en çok çocukların hayalleri ölür. Bilirim ki kadınların ırzına geçilir. Bilirim ki sadece ve sadece zenginler (silah sanayisi ve ilaç sanayisi) öyle çok para kazanırlar ki onlar bu paraları harcasınlar diye yepyeni yat modelleri, uçak modelleri oluşturulur. Bilirim ki Tanrı'nın sevgili kulları sadece zenginlerdir ve onlar binlerce insanın öldüğü arazileri paylaşmak için özel uçaklarını son gaz uçururlar!
Ben bir barışseverim; çünkü bilirim ki savaş binlerce yıllık dünya kültür mirasını acımasızca yok eder, yok edemediklerini de yağmalar; bir Sümer tanrısı bir silah tüccarının odasını süsler; bir Afrodit heykeli metreslerinin sayısını bilmeyen bir ilaç zengininin kapı girişinde durur. Bazen yağmalanan heykellerin, eski paraların, tapınakların bana seslendiğini duyarım. Mutsuzdurlar, çünkü geldikleri yerlerde küçücük çocuklar onların ayaklarına sarılıp "ölmemek için" dua etmişlerdir, bir mucize beklemişlerdir ama heykeller ağlayarak anlatırlar, ellerinden hiçbir şey gelmemiştir, giysilerine bulaşan kan, bütün yıkamalara rağmen silinmemiştir ve her gece bir küçük kız çocuğunun sesiyle uyanırlar: "Anne neredesin?"
Ben bir barışseverim; çünkü bitkilerin, ağaçların dillerinden anlarım, bombalar onları yakar, özsularını yitirerek usul usul ölürler. Ölürken sessizce ağlarlar; çünkü artık kimseler onların bereketli yapraklarından faydalanmayacaktır. Kimseler onları toplayıp çocuklarına leziz yemekler yapmayacaktır.
(...)
Ben bir barışseverim; çünkü mesaiden çıkmış işçilerin mutlu gülümsemelerini severim. Evine ekmek götüren bir babanın sevincini kırk metre uzaktan hissederim. Sevgilisiyle buluşacak bir tamirci çırağının heyecanını, saçına jöle sürmesini ve en yeni ayakkabılarını giyerken yüzünde beliren çapkın gülümsemeyi izlemeyi severim. Trikotaj işçisi kızların kıkırdayarak gizli gizli sevgililerinden söz etmesine bayılırım.
(...)
İşte bu saydığım nedenlerden ötürü ben bir barışseverim ve yeryüzünün her yerinde dostlarım olduğunu bilirim. Ve hep birlikte, her zaman haykırırız: SAVAŞA HAYIR!
(IŞIL ÖZGENTÜRK - Cumhuriyet Gazetesi)
***
Merhaba!
26 Ocak 2020 Pazar
YOL AYRIMI
26 Ağustos 2018 Pazar
AHLAT AĞACI
17 Haziran 2018 Pazar
AŞK NEDİR ?
27 Eylül 2015 Pazar
YAŞAR KEMAL ANADOLUDUR
FERİDUN ANDAÇ
"Türkçe Yaşar Kemal'in çocukluk arkadaşıdır adeta, birlikte büyümüşlerdir."
HAYDAR ERGÜLEN
Koca Yaşar Kemal. Ulu çınar. Anadolu'nun yüce çınarlarından biri. "Daldan eğme değil, kökten sürme."
Topal karıncanın dostu, karıncanın su içtiği yer. Türkçeye su veren usta.
HAYDAR ERGÜLEN
"İri cüssesi ve tok sesiyle, herhangi bir mekana girdiğinde, o mekan silme Yaşar Kemal kesilirdi."
IŞIL ÖZGENTÜRK
Merhaba!

























