Afşar Timuçin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Afşar Timuçin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2026 Cumartesi

ŞİİRSİZ ASLA !

 

"Şiir insanları sevmeye yarar."

(METİN ALTIOK)

***


AFŞAR TİMUÇİN

Afşar'ın şiiri düpedüz insana dairdir. Ona göre şiir, insan olmanın/olmamızın yolunu gösterir.

Afşar'a göre şiir, kim olduğumuzu göstererek yapar bunu. İnsan için ne yapmamız gerektiğinin yolunu çizer. Çünkü şiir, kimseyi öldürmez, kendi için bir şeyler elde etmek istemez, insanlığı üçe, dörde, beşe bölmeyi düşünmez. İnsana güzelim yüceliğini duyururken aç yatan çocuklar için, işsiz babalar için, acılı anneler için daha doğru bir dünya kurmaya çalışır. Şiir, insan olmanın ve insana adanmanın bilincidir. Şiir ışıktır, umuttur, savaştır, inanıştır.

(ADNAN ÖZYALÇINER - Çıngıraklı Sokak Şiir Gazetesi)

***

biliyorum
matarada su
torbada ekmek
ve kemerde kurşun değil şiir

ama yine de
matarasında suyu
torbasında ekmeği
ve kemerinde kurşunu kalmamışları
ayakta tutabilir.


HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL

***

"Sağlıklı bir insan birkaç gün yemeksiz kalabilir ama şiirsiz asla!"

(CHARLES BAUDELAIRE)







Dünya Şiir Günü Kutlu Olsun!

13 Şubat 2022 Pazar

AŞKSIZ OLMAZ

 

Şiirse söz konusu olan aşk başta gelir.

Aşk şiir için itici hatta yaratıcı etkendir.

Şiir için aşk ve aşk için şiir gerçeğini unutmamalıyız.

(Edebiyat Estetiği Konusunda Kendimle Konuşmalar)

AFŞAR TİMUÇİN


***


   Edebiyatın var oluş nedenlerinden ve temel izleklerindendir aşk. Aşksız bir yaşam düşünemeyen insanlık, geleceğe kalmanın, insan olmanın farklılığını kanıtlamanın bir aracı olarak sanatla özgürleşirken, yarattığı bu gerçekliğin temeline aşkı da koymuştur hep. Aşk ve edebiyat birbirini ve insanı tamamlayan bir vazgeçilmezliktir.

   Toplumların yaşama koşullarına göre kimi zaman en öne çıkan, kimi zaman geri plana itilen ama mutlaka var olan aşk gerçeği edebiyatın vazgeçilmez bir ögesidir. Aşkın düşünceyle ve inançla bütünleştirilmesi de edebiyat tarihinin çok önemli bir gerçeğidir. En diri kavga şiirlerinden, en eski halk öykülerinden başlayarak tüm edebiyat ürünlerindeki altyapıyı oluşturan bir öge olarak görmek gerekir aşkı. (ÖNER YAĞCI - Cumhuriyet Gazetesi)


***


   Evrim tarihinde bir yerlerde bir hata olmuş ve cümle yaratıklar erkek ve dişi diye ayrılmışlar. İşte şimdi biz hepimiz bu evrim hatasının kurbanları olarak, aşk aşk diye inleyip mektuplar yazıyoruz, mesajlar atıyoruz, olmadık jestler yapmayı planlıyoruz, yapıyoruz.

    (...)

   Aşk, yeryüzünde geçirdiğimiz zamanı kısaltmak için bizlerin uydurduğu tamamen hayali bir kavramdır. Söyleyin bakalım, aşk olmasaydı, biz nasıl vakit geçirecektik? Aşksız film, tatsız tuzsuz bir saman yığınına benzeyeceğinden kimse sinemaya gitmeyecekti. Aşksız kitap kimseyi açmayacağından kitaplar yazılmayacaktı. Hayatımızın vazgeçilmezleri olan magazin programları ve kahve dedikoduları olmayacaktı. Peki, ne yapacaktık, oflaya puflaya zamanın geçmesini bekleyecektik. Futbol bile bize yetmeyecekti, daha da beteri var, kadınlar, kızlar aşksız bir dünyada saçlarını yaptırıp bin bir kılığa girmek için zaman ve çaba harcamayacaklardı. Ekonomi bile çökecekti. Vallahi can sıkıntısından herkes kendini birer ikişer pencerelerden atmaya başlayacaktı. Yazık. İyi ki şu aşk denilen yanılsama var da vakti çoğu zaman nasıl geçtiğini anlamıyoruz. (IŞIL ÖZGENTÜRK - Cumhuriyet Gazetesi) 


***


Seni saklayacağım inan

Yazdıklarımda, çizdiklerimde,

Şarkılarımda, sözlerimde.


Sen kalacaksın kimse bilmeyecek

Ve kimseler görmeyecek seni,

Yaşayacaksın gözlerimde.


Sen göreceksin, duyacaksın

Parıldayan bir sevi sıcaklığı,

Uyuyacak, uyanacaksın.


Bakacaksın, benzemiyor

Gelen günler geçenlere,

Dalacaksın.


Bir seviyi anlamak

Bir yaşam harcamaktır,

Harcayacaksın.

ÖZDEMİR ASAF


***


   Aşkı döndüren çark şiirdir ya da şiiri yürüten aşk...

  Şiirin de aşkın da tanımı bugüne değin yapılamamıştır, çünkü ikisi de bireyseldir, her şaire, insana göre değişir. Yine ikisinin de ortak yanı, değiştiren ve dönüştüren olmasıdır. (ARİFE KALENDER)




Merhaba!

27 Eylül 2020 Pazar

CEMAL SÜREYA: ŞAİR

 


  Cemal'in ikinci Papirüs dönemi. İlk dönemde yaprak biçiminde çıkarmıştı dergiyi; bir süre sonra da yayınına ara vermişti. Şimdi İstanbul'da daha kalın, daha doyurucu bir dergi hazırlığındaydı. Birlikte kolları sıvadık. Cağaloğlu'nda Eser Han'da küçük bir oda tuttuk. Evlerden getirilen bir-iki eşyayla döşedik. Yazılar hazırlandı. Dizgiye verilecek. Toplam basım gideri 1500 lira. Ceplerde 50 lira ya var ya yok.

   Bir gün Edip (Cansever) geldi. Çıkarken yerdeki ufacık, eski püskü bir halıya ilişti gözü. "Bu iyi bir şeye benziyor," dedi. Kapalıçarşı'da ortağı Jak'la bir antikacı dükkânı vardı. Halı da satıyorlardı. "Jak'a söyleyeyim, gelip baksın," dedi.

  Yarım saat sonra Jak damladı. Halıya baktı. "Siz bunun üstüne basıyor musunuz?" diye sordu şaşkınlıkla. Halıyı katladı, aldı gitti. Biraz sonra da yardımcıları Hakkı geldi. Elinde 2000 lira. Uzattı: "Halının parası."

   Hayır, ilk sayının parası!

   Cemal, "Halıya teşekkür ilânı koyalım dergiye," dedi. (ÜLKÜ TAMER - Aydınlık) 


 

Fotoğraf: ARA GÜLER


   Cemal Süreya sanatın özellikle de şiirin dünyaya güzellikler sunmak olduğunu en iyi bilen şairlerden biriydi. Nereden mi biliyorum? Yazdığı şiirler dışında deneme, eleştiri ve çevirileriyle de aynı güzellikleri insanlara sunmaya çalışmasından.

   Çok ünlü bir şair olarak başka alanlarda ürün vermesine gerek yoktu Cemal Süreya'nın. Şiirleriyle ülkenin en sevilen şairlerindendi. Başka ülkelerde okunmak, tanınmak gibi istekleri de yoktu; böyle dünyevi başarılara gönül indirecek biri değildi. Kadıköy'de oturmak, haftada bir Cağaloğlu'na inip Gazeteciler Cemiyeti'nde arkadaşlarıyla buluşmak yeterli genişlikte bir dünya sağlıyordu ona. 

   Gazete dergi yazıları yazmak, dergiler yayımlamak onun en heyecan duyduğu işlerdendi. "Kaç dergi çıkardın?" sorusunu "17 dergi batırdım" diye yanıtlamıştı. Kimi için arabasını satmış, kimi için değerli bir kilimi ama hep "batırmış". (TURGAY FİŞEKÇİ - Cumhuriyet Kitap)


***


"Şiir yazanlarla şairleri birbirine karıştırmamak gerekir. Bütün sanatlar gibi şiir sanatı da içtenlik ister."

(AFŞAR TİMUÇİN - Edebiyat Estetiği)




Merhaba!