20 Temmuz 2025 Pazar
HALKIN ŞAİRİ (ŞAİRİN GÖREVİ)
26 Mayıs 2024 Pazar
CENNET GÖKOVA
"Napoli'yi gör de öl derler. Yok a canım! Esas Gökova'yı gör de yaşa!
(HALİKARNAS BALIKÇISI)
O zamanlar "Mavi Yolculuk" kavramı bile yokken babamın Gökova'ya gittiği günler onun balıkçılık dışında asıl Gökova'yı keşfettiği günlerdir. Hemen hemen her kitabında bahsettiği, gördüğü bu güzellikleri içi titreyerek dostları ve sevdikleriyle paylaşmak isterdi. İşte bu nedenle daha biz Bodrum'dan İzmir'e taşınmadan önce İstanbul'daki çok sevdiği dostlarına, özellikle de Sabahattin Eyüboğlu'na mektuplar yazar;
"Yahu kırın artık şu zincirleri, bırakın İstanbul'u birkaç gün; gelin güneye, kendi gözünüzle görün benim gördüklerimi" diye diretirdi. Herhalde Eyüboğlu bu ısrarlara dayanamamış olacak ki birkaç arkadaşı ile Bodrum'a gitmeye karar vermişti.
Yıl 1946, yani sonradan türeyen birçok "Mavi Yolculuk" uzmanının yazdığı veya söylediği gibi ilk Mavi Yolculuk 1961'de başlamadı, 1946'da yapıldı.
Bu ilk Mavi Yolculuk'a sekiz kişi katıldı. Bu ilk "Mavi Gezi"ye Cevat Şakir'in ısrarıyla katılan bu kişiler, zamanın kültür hayatına büyük katkıda bulunan çok özel insanlardı. Onların yaşantıları, siyasal düşünceleri yadırgansa da her biri birer değerdi. Nedense hepsine solcu ve komünist yaftası yapıştırılmış ve mimlenmişlerdi. Buna rağmen hepsi vatansever, eğitimli kişilerdi, hepsi de insan sevgisiyle dolu hümanistlerdi.
(İSMET KABAAĞAÇLI NOONAN - Anılar Akın Akın / Bilgi Yayınevi, 2009)
8 Mayıs 2022 Pazar
SAİT FAİK VE ÇOCUKLAR
17 Nisan 2020 Cuma
"NEDEN" - 2
6 Ağustos 2017 Pazar
BİLGE ADAMLAR
17 Nisan 2015 Cuma
EĞİTİMİN ÖNEMİ
Fikret Otyam'dan:
Çoban Mustafa buralarda yaşar, karısı Ezo, oğulları Ali, Şeyhmuz ve de kızları Melek..
Aldı Çoban Mustafa, bakalım ne dedi:
23 Kasım 2014 Pazar
ANADOLU TÜRKÜLERİ
Bedri Rahmi "Şairim şiir yazarım, şiirin hasını ayak seslerinden tanırım. Ne zaman bir Anadolu türküsü duysam şairliğimden utanırım" diyebilecek kadar tevazu ve hoşgörü içindedir. Anadolu'nun bu zenginliği Bedri Rahmi'yi anasından yeniden doğurmuştur. Onu bir bebek yapmıştır. Bedri Rahmi şu an hemen arkamda. Bundan büyük keyif alıp "aferin be reis! Beni anlamışsın" dediğini duyar gibiyim. Anadolu aydınlanma düşüncesinin mimarlarından biridir Bedri Rahmi. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Bedri Rahmi ve Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir. Bu dörtlü, Anadolu topraklarının aydınlanması, zenginleşmesi, ufkunun açılması adına çok şey yapmıştır. Hem sanatsal, hem felsefi, hem düşünsel alanda. Bunlar bizim olmazsa olmazlarımızdır. Anadolu öyle mümbit, öyle zengin, öyle tanımsız renklerle dolu ki bunun sırrına vardığın an dünyanın en güzel rengini, en güzel biçimini, en güzel şiirini, en güzel masalını, en güzel hikayesini ve en güzel bestesini yaparsın yeter ki ıskalama. Iskaladığın her şey seninle gelecek olanı köreltir ve ileride seni yokluğa çeker. Iskaladığın her şey bu ülkenin adına fukaralığa giden yolun kapılarını açar. Bu fukaralığın kapısının dehlizi karanlıktır. Orada rengi hiç göremezsin. Hayatı orada zehir zemberek yaşarsın. Sanatın bu evrensel, bu şiirsel, bu üstün gücü Anadolu topraklarına şırınga edilmiştir. Burada bizi besleyecek her türlü zenginliği bulmak ve onunla bütünleşmek mümkündür. Şanslıyım Anadoluluyum. Şanslıyım çok değerli hocalarım oldu. Aslında buna şans da demiyorum ben. Bedelini ödemediğin güzelliği yaşayamazsın, kolayca elinden alırlar. Seni başı kabak, yalın ayak, yalnız, yapayalnız bırakırlar. Bedelini ödediğin her şey canın kadar, çocuğun kadar, namusun kadar, bayrağın kadar sana aittir. Onu savunur, onu korur, onunla yücelirsin. Hasan Hüseyin, "Yasaktaki güzelliği bilirim" diyor. Biz yasaktaki güzelliği bulmak için yollara düştük. Bir derviş edasıyla yollardayız. Bu yasaklara aşık birer halk ozanıyız. Biz halkız. Ben, beni var eden değerlerin savunucusu ve savaşçısıyım. Benim hikayem böyle başlar. Bu hikayenin ileriye dönük görüntülerini bizden sonrakiler yaşayıp görecek. İyi şeyler yapalım çocuklar. Güzel şeyler yapalım. Saçlarımızı güzel tarayalım. Güzel elbiseler giyelim. Güzel çiçekler koklayalım çocuklar. Aynaya bakalım. Önce kendimizi sevelim, sevilip çoğalalım, varolup büyüyelim.

























