Halikarnas Balıkçısı-Mavi Sürgün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Halikarnas Balıkçısı-Mavi Sürgün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2024 Cumartesi

HANGİSİ ?

 

"Sözle söyleneceklerin en âlâsı şiirle anlatılır."


HALİKARNAS BALIKÇISI
(Mavi Sürgün)


***


"Sözcüklerin elleri vardı
Bir çizgiydi belki
Belki de sessiz bir çığlık
Sözcüklerin elleri vardı
Sonsuzluğa bırakılan bir resim, bir şiir, bir müzik."

Sözcükler, zamanın damıtarak anlamlandırdığı iletişim araçlarımız. Ya olmasalar...
İlk sözcük; ilk çizgi, ilk renk insanın sığındığı mağara duvarlarına çizdikleri olsa gerek. Sanatın başladığı ilk an'lar... Ne denli yakın o denli uzak. Çizginin dilini öğrenmek, dilin çizgisini oluşturmak ne zorlu bir uğraş.
İlk "şiirlerimi" paylaştığım Aziz Nesin "Yanlış yerden başlamışsın, yazmak değil okumak zor" demiş ve eklemişti: 
"Felsefe okuyacak, diğer sanatların dilini öğrenecek en zor olana, şiire ulaşacaksın, yine de 'Seni seviyorum'dan güzelini yazamayacaksın..." Hiç unutmadığım ama sonrası kavrayabildiğim sözler...

(MEHMET ÖZ - Cumhuriyet Kitap)


***


"Şiir her şeyden önce halk için vardır ve onun dilinde ifadesini bulur."


GUILLAUME APOLLINAIRE


***




Orhan Veli'nin ünlü şiiridir:

"Eskiler alıyorum
Alıp yıldız yapıyorum
Musiki ruhun gıdasıdır
Musikiye bayılıyorum.

Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip musikiler alıyorum

Bir de rakı şişesinde balık olsam."

Şairin sonradan eklediği o son dize var ya! Pişman olduğu söylenir. Çünkü şiirin önüne geçip fazla ünlenmiştir. Kaç kişi bilir o dizenin eklenme nedeni sadece Ahmet Haşim'in "Bir Günün Sonunda Arzu" şiirine, lirizmine meydan okumak olduğunu... Hani var ya:

"Akşam, yine akşam, yine akşam
Bir sırma kemerdir suya baksam; 
Üstümde sema kavs-i mutalsam!

Akşam, yine akşam, yine akşam
Göllerde bu dem bir kamış olsam!"

(ZEYNEP ORAL - Cumhuriyet Gazetesi)





Hangisi ?

23 Ekim 2022 Pazar

DOĞAYA SIRTINI DÖNME, DOĞAYA DÖN!

 

"Doğaya daha yakından bak, o zaman her şeyi daha iyi anlayacaksın."


ALBERT EINSTEIN


***


   "Doğanın en küçük parçasının bile bir kimliği, bir kişiliği var. Yıllarca ben Savrun Çayı kıyılarında dağlara yürürken, doğayla iç içe yaşadım. Pirinç tarlalarında yıllarca su kontrolörlüğü yaptım da... İşte o zamanlar yavaş yavaş, bir daldaki bir çiçeğin öbürüne benzemediğini, bir çimenlikte hiçbir yaprağın, bir köredeki hiçbir karıncanın, bir pınarın, Toroslardan ovaya inen Savrun Çayı gibi birçok çayın hiçbirinin birbirine benzemediğini gözlemledim. Bunların hepsini de Savrun Çayından öğrendim. Sonra düşüncelerimi geliştirdim." 

   (YAŞAR KEMAL - Fethi Naci'nin 1993 tarihli röportajından)


*** 

   "İnsanın doğaya sırtını dönüşünün öyküsü eskidir ama kapitalizmin yükselişiyle doğaya sırtını dönmenin ötesine geçti, yıkıma girişti doğayı. Daha az dışarı çıkıyor artık. Güneşin şenliğine, gecenin, yıldızların gizemine daha uzak. Bu yüzden kendisiyle ve öteki her şeyle kavga ediyor. Oysa doğa insanın hasmı değil akrabasıdır. Başı sıkışınca başvurabileceği, kendini sorgulayabileceği bir yakınıdır."

   (KÂMİL ERDEM / Yok Yolcu - Sel Yayıncılık)


***



   "Yaradılışın yarattığı ota, ağaca, insana, yani yavrularına verdiği bir sevinç ve mutluluk vardır, onu özlüyorum. İnsanlar doğayı yeniyoruz diye daha büyük bir sevinç ve mutluluk peşine düşmüşlerdi. Kimdir yaradılışı yenen? İnsan beyni mi? O da yaradılışın bir yaratığıdır."

   (HALİKARNAS BALIKÇISI - Mavi Sürgün)



   

Merhaba!