Maximilien Robespierre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Maximilien Robespierre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2017 Pazar

BEDREDDİN YAŞIYOR MU HÂLÂ?




  "Bir Tiran'ın hak ettiği yargı, iktidarının yıkılışıdır. Çarptırılacağı ceza da halkın özgürlüğünün uygun gördüğü cezadır. Halklar, şimşeği çakarlar, yargıları budur onların. Halklar kralları itham etmezler, işlerini bitirirler sadece, hiçe indirirler onları!"

MAXIMILIEN ROBESPIERRE







   "Bedreddin yaşıyor mu hâlâ?"
   Çelebi Mehmet böyle soruyor kendi kendine, ya da lalasına, yani veziriazamına. Şair böyle düşlemiş. Koskoca padişah korkusunu yenememiş, halkın bilinçlenmesinde, iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı anlamasında güçlü bir ışık yakmış adamın ölüp gittiğine inanamıyor. Belki de sezgiyle biliyor, büsbütün yok olamaz böyleleri. İster as, ister kes, ister doğra, ister binlerce parçaya böl. Çoğalırlar, çoğalırlar, binlere, on binlere, milyonlara dağılırlar...


OKTAY AKBAL
(Yaşasın Edebiyat)


  ...Hilmi Yavuz Birinci Mehmet'i konuşturuyor:
  "Bedreddin yaşıyor mu hâlâ?" sorusu içini kemirmektedir halkın isyanını kanla boğan padişahın... Veziriazamına soruyor: 

bedreddin yaşıyor mu hâlâ?

ben ki yazmalara ve bala 
hükmedendim; ihaneti gül diye
resmedendim; denizin gönderine ölümü
çektirendim ben, lala

bedreddin yaşıyor mu hâlâ?

dersin ki onu, mülhidlerini
ormandan ayırmak olası değil
boynu laleden geçilmez
saçları taflandır ve çağla
ve alnı ak ketende yaban çileği
dağılan onlardı, lala

bedreddin yaşıyor mu hâlâ?

kuşlarla akan ipeği
göllerde uçan çiniyi
ve sevdayı, umarsız kına çiçeği
gibi bölüşen onlardı, lala

bedreddin yaşıyor hâlâ


HİLMİ YAVUZ










Cellat uyandı yatağında bir gece
"Tanrım" dedi "Bu ne zor bilmece
Öldürdükçe çoğalıyor adamlar
    Ben tükenmekteyim öldürdükçe..."


ATAOL BEHRAMOĞLU











Merhaba!


27 Ağustos 2017 Pazar

ADALET, İNSANLIK VE ÖZGÜRLÜK AŞKI




   1 Eylül 1939'da 2. Dünya Savaşı başladı. 50 milyon insanın öldüğü bu en büyük insanlık dramı 1945'e dek 6 yıl sürdü. Barış ise bir türlü gerçekleşmedi.
   Savaşla ilgili sanayi dalları büyük kazançlar sağladı. ABD'de Kaiser tezgâhlarında 10 saatte 1 tane 12.000 tonluk Liberty (Özgürlük) şilebi denize indiriliyor, torpili yiyince yenisi sipariş ediliyordu. Savaş bitince, bu Atlantik Meydan Savaşı'nın kârlı pazarı kapanıverdi. Kuzey Afrika'da Gemsey'ler Jeep'ler, Roosevelt ve Churchill postalları dağlar gibi yığılıp kaldı. Arkasından Kore ve Vietnam savaşlarının izlemesi kaçınılmazdı. "Harcayın! Hedefi mermilerle örtmeden saldırmayın!" diyorlar, bizim erlere iki günde bir tüp diş macunu veriyorlardı. Şişelerin üstünde "yeniden doldurulmaması" yazılıydı. 30 yıl sonra açıklanan ABD resmi belgelerinde "ABD, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra 2 kez ciddi ekonomik kriz tehlikesiyle karşılaştı. 1'incisini Kore, 2'incisini Vietnam Savaşları sayesinde atlattı" deniyordu.
   ABD, düşmansız yaşayamaz, 30 yıl sonraki savaşlarını, silahlarını, düşmanlarını önceden üretir... (ALPASLAN BERKTAY - Cumhuriyet Gazetesi - 2001)   







   Savaş çığırtkanlığı sadece sözle yapılmıyor. Diana Bashur imzalı bir rapor, Suriyeli mültecilere kapılarını açmak konusunda isteksiz olan Batılı ülkelerin, vekalet savaşlarının yapıldığı alanlardaki bölgesel güçlere yapılan silah satışından çok büyük kâr elde ettiğini ortaya koyuyor. Rapora göre, "Suriye'nin Dostları" grubu içindeki ülkeler, Suriyeli isyancıları silahlandıran ülkelere yapılan silah satışından 31,88 milyar dolar kazandı.( VIJAY PRASHAD - Çeviri: ÖMÜR ŞAHİN KEYİF - BirGün Gazetesi)








DAVİD KELLY


   Bilmiyorum, hiç ismini duydunuz mu? Dr. David Kelly! Bir hakikat savaşçısı, ışığın savaşçısı! Birleşmiş Milletler'in 2003 yılında Irak'ta görevlendirdiği namuslu, şerefli ve onurlu bir uzman! Yapılan incelemeler sonucunda şunu söyledi: "Irak'ta kitle imha silahı yoktur!" Ve de ilave etti: "Muhtemelen bir koruda ölü bulunacağım!" Gerçekten de öyle oldu! Ölü bulundu!..(SONER POLAT - Aydınlık Gazetesi)










   
   1600 yılı 15 Şubat günü, Giordano Bruno yakılarak öldürülme kararını kendisine tefhim eden, Roma Engizisyon yargıçlarına şöyle sesleniyordu:
  - Siz benden daha çok korkuyorsunuz!
   İki gün sonra, 17 Şubat 1600'de, evrenin görkemi karşısında kendisinin toz zerresinden bile küçüklüğünü düşünerek, acılarının ve korkusunun üstesinden gelen Giordano Bruno, Campo di Fiori'de (çiçek tarlası) diri diri yakılarak öldürülecekti. 
   O zamanın kırlık çiçek tarlası, bugün ortasında, Giordano Bruno'nun, üstünden güvercinlerin eksik olmadığı, yüzü Vatikan'a dönük heykelinin bulunduğu bir meydandır. Bruno'nun heykelinden çiçek eksik olmaz. Bu çiçekler Rönesansın önde gelen filozoflarından Kopernik'in görüşlerini benimsemiş bir gök bilimci ve aynı zamanda bıçkın bir şair olan Giordano Bruno'nun kişiliğinde simgeleşmiş, özgür düşüncenin savunucularına duyulan minnetin ifadesidir. (ALİ SİRMEN - Cumhuriyet Gazetesi)









"Adalet, insanlık ve özgürlük aşkı, başka tutkular gibi bir tutkudur;
o ağır bastığında her şey feda edilir uğrunda!"

MAXIMILIEN ROBESPIERRE











Merhaba!

31 Mayıs 2015 Pazar

SİYAH AYAK




   (SİYAH AYAK: Safkan olmayan Fransızlara verilen takma isimdir. Aşağılayıcı bir anlamı vardır!)




   ..."Çağdaş Batı Değerleri"nin temelini oluşturan Fransız Devrimi'nin liderlerinden Maximilien Robespierre, 1792 tarihinde Jakobenler Kulübü'nde   yaptığı konuşmada Fransa'nın Korsika, Saint Domingo ve Afrika'da uyguladığı sömürgecilik politikasını mahkum ediyordu...
   ...İç politikada 1789 Devrimi'nin ilkelerini ulus-devlet modeli üzerinden hayata geçiren Fransa, dış politikada ise emperyal saldırganlığına devam etti...(SİNAN GÜZELTAN - Aydınlık Gazetesi)


   ...Fransa, Güneydoğu Asya, Kuzey Afrika ve diğer yerlerdeki sömürgelerinden aktardığı ekonomik artık sayesinde Fransız işçi sınıfının devrimci özelliklerini yok etti, onları kapitalizmin mezar kazıcıları olmaktan emperyalizmin ve kapitalizmin payandalarına dönüştürdü. Fransız sömürgelerinde Fransa'ya karşı yürütülen bağımsızlık savaşlarında Fransız sosyal demokratlarının tavrı sömürüden ve zulümden yana oldu...(YILDIRIM KOÇ - Aydınlık Gazetesi)


uyuşmaz yollarımız ayrı;
sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
senin yiyeceğin, kalaylı kapta;
benimki aslan ağzında;
sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.
ama seninki de kolay değil, kardeşim;
kolay değil hani,
böyle kuyruk sallamak tanrının günü.


ORHAN VELİ KANIK




   ...Eşitlik-Kardeşlik-Özgürlük ilkelerini şahsında cisimleştiren Robespierre, 1794 Temmuzunda karşı devrimciler tarafından giyotine gönderildi...
   ...Fransa'nın eski sömürgelerinden Cezayir ve Mali kökenli Fransız vatandaşları tarafından saldırıların gerçekleştirildiği Paris'te Robespierre'in adını taşıyan bir sokağın dahi bulunmaması tesadüften ibaret değildir...
   ...Robespierre'in şahsında 1789 devrimini reddeden Fransa başta olmak üzere Batı, insanlık değerlerine karşı gerçekleştirdiği ihanetin bedelini kendi topraklarında da saldırıya uğrayarak ödemektedir.
                                                          (SİNAN GÜZELTAN - Aydınlık Gazetesi)

   (Paris'te 27 Ekim 2005 akşamı azınlık ayaklanmasının başladığı banliyöde işsizlik oranı yüzde 40'ın üzerindedir.)



   "Kesin olarak inanmaktayım ve bu inancımı yurttaşlarım da paylaşmaktadır ki, bir taraftan Batılı emekçiler, diğer taraftan köleleştirilen Asya ve Afrika halkları, bugün milletlerarası sermayenin, onları birbirine kırdırmak,
köleleştirmek ve efendilerinin azami karı için onları kullandığını anladıkları ve sömürge politikalarının bir cinayet olduğu bilinci dünya emekçi kitlelerinin kalbine yerleştiği gün burjuvazinin iktidarı son bulacaktır."


MUSTAFA KEMAL




"Bizim mahallede kimse kimseye ne milletsin diye sormaz. Fukara adamın milleti mi olurmuş?

ELİF DURDU
(Düş Kıyamet)





Merhaba!

      
   
   

15 Şubat 2015 Pazar

SAVAŞA DAİR-3





Fotoğraf: OSMAN SAĞIRLI




  " Bir siyaset insanının düşünebileceği en saçma fikir, bir halkın kendi kanun ve anayasal ilkelerini başka bir halka kabul ettirmesi için silahlı bir biçimde bu ülkenin topraklarına müdahale etmesinin yeterli olacağıdır. Hiç kimse silahlı misyonerleri sevmez, düşmanın topraklardan atılması, doğanın ve ihtiyatın bu tür işgale karşı halklara vereceği ilk tavsiye olacaktır."

MAXIMILIEN ROBESPIERRE




Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem 
göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kaat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.

NAZIM HİKMET




   "İnsanlık bütün kötülükleri alt ederek buraya kadar gelmiştir. İnsanlık gür bir ışık seli gibi iyiliklerle, eşitliklerle, barışlarla, güzelliklerle, umutlarla çağımıza geliyor. Bundan sonra insanlık değeri, çağımızdaki kişilik değerleri bir tek şeyle ölçülecektir, o da, bir ulusun, bir değerin, bir kişinin barışa ne kadar yardım ettiğiyle, savaşa, silahlanmaya ne kadar düşman olduğuyla..."

YAŞAR  KEMAL


Fotoğraf: Ara Güler




   "Hiç kimse aklından çıkartmamalı, her savaş bir ölüm fermanıdır. Yenenler de yenilenler de, savaşların dışında kalanlar da bu yıkımdan kurtulamazlar."

YAŞAR KEMAL





Merhaba!