Nesin Vakfı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nesin Vakfı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2015 Pazar

ADAM GİBİ ADAMLAR-AZİZ NESİN (2)





Rüzgâr ne denli sert eserse essin
Dağ başlarında dimdik durur meşeler

MEHMET BAŞARAN



   20 Aralık 1915'te Heybeliada'da, kendi deyimiyle "Çanakkale Savaşı'nın en civcivli zamanlarında" Mehmet Nusret adıyla yoksul bir ailenin çocuğu olarak doğar, Aziz Nesin. Küçük bir çocukken bile etik değerleri çok güçlü biridir. 12 yaşındayken eğitim gördüğü Darüşşafaka'yı sırf bu yüzden tek eder. Zira Darüşşafaka, babasız çocukların okuduğu bir okuldur ve Aziz Nesin'in babası sağdır. İşte buna vicdanı dayanmaz ve okulu terk eder. (BUKET AŞÇI-Vatan Kitap)





   5 Temmuz'u 6 Temmuz'a bağlayan gece geçirdiği bir kalp krizi sonucu vefat etti. Cenazesi kendi isteği üzerine dini tören ve mezar taşı olmadan Nesin Vakfı'nın bahçesine, yeri bilinmemek üzere defnedilmiştir, çocuklar üzerinde  koşup oynayabilsin diye. (BUKET AŞÇI-Vatan Kitap)





Say ki hiçbir işin yok da düşünüyorsun
Düşün düşünebildiğince üç boyutlu
Amma da düşünüyor diye şaşsın dünya
Sanki senden önce hiç düşünen olmamış

Dalga mı geçiyor düşler mi kuruyorsun
Öyle sonsuz sınırsız düşler kur ki çocuğum
Düşlerini som somut görüp şaşsınlar
Böyle dalgacı daha dünyaya gelmedi desinler

Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum
Derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
De ki bütün işe yarayanlar
İşe yaramaz sanılanlardan çıkar

AZİZ NESİN










Merhaba!

23 Eylül 2014 Salı

İNSANLIK VE SANAT



"En büyük güç alçakgönüllülüktür."

DOSTOYEVSKİ




   Esengül Kaya, 11 yaşında Nesin Vakfı'na gelmiş. İlk üç yılında Aziz Nesin'i tanıma tanıma fırsatı bulmuş. Şimdi kendisi gibi vakfa sığınan çocuklara öğretmenlik yapıyor. Seramik öğretmeni Kaya, "Akşam yemeklerini Aziz Nesin'le birlikte yerdik. Eğitim üzerine toplantılar yapardık. Bize hep 'İzan nedir çocuklar...İzan çok önemli. İnsan kendini bulmalı...Hayata dair çözüm yolları üretmeli' derdi. Aziz Nesin bizlere dilin, dinin, ırkın öneminin olmadığını, önceliğin insanlıkta olduğunu öğretti" diye anlatıyor gazetedeki röportajında.




AZİZ NESİN



"Kişi, mutluluk için gerekli her şeyi kendi içinde taşır."

DİYOJEN



   Değerli sanatçı, heykeltıraş Meriç Hızal kendisiyle yapılan söyleşide "Öğrencilerinize öğütlediğiniz en önemli şey nedir?" sorusunu şöyle yanıtlamış:

   "Kendini tanı." Bu benim icadım değil, Apollon Tapınağı'nın alnında yazılı. Çünkü kendilerini tanırlarsa samimi olurlar. Lütfen diploma almak için gelmesinler. Şadi Çalık Hoca'da öyle derdi. Eğitimdeki rol modelim Şadi Hoca'dır. Atölyeye ilk girdim, asistana "ne yapayım" diye sordum."Hiçbir şey yapma, rıhtıma çık. Herkes rıhtımda" dedi. Ben başlamak için direttim. Oradan biraz çamur aldım, boynu moynu olmayan İbiş gibi bir büst yaptım. Uzun boylu bir beyefendi geldi içeri, yaylanarak yürüyordu. İncecik sesiyle, "Sen yeni mi geldin?" diye sordu. Uzun parmaklarıyla büstün göz kapaklarına belirgin bir plan yaptı. Sonra yine yaylanarak giderken "at onu şimdi" dedi ve çıktı. Atsam kıyamıyorum, atmasam hoca beğenmedi kendime yediremiyorum. Kıvranırken bir baktım kapının aralığından eğilmiş bana bakıyor; "Bana bak yeni gelen" dedi, "Her dediğimi yapma. Yoksa Şadi Çalık olursun. Sen, sen olacaksın!"
   Aynı şeyi yapmaya ve aynı duyguyu vermeye çalışıyorum.





MERİÇ HIZAL



   "Yazarın, ressamın, müzisyenin, yontucunun her zaman iki anası vardır; 
biri onu doğuran, emziren anadır,
öbürü doğup büyüdüğü kültür ortamıdır,
yani vatanıdır."

OSMAN ŞAHİN




OSMAN ŞAHİN

   
      Mahmut Makal'a göre zaman içinde, eğitim yoluyla oluşturulması gereken durum şu olmalıdır:

   Bilimsel, kültürel ve sosyal kaynaklar, yurt kaynakları, uygarlık birikiminden yöntemli bir biçimde yararlanarak edebiyat tarihi bilinci oluşturur. Bu birikimlerden yararlanmasını bilen her ulus, kuşaklararası bağıntıyı da geliştirecektir. Toplumsal katmanlar arasındaki hoşgörü de böyle gelişir.



MAHMUT MAKAL


   İnsanlığın içinde yaşadığı büyük dönüşümü en iyi anlayabilenlerden biri Bertolt Brecht oldu. Brecht, gerçek bir dram yazarıdır. En büyük amacı, kitleleri, piyeslerini görenleri, dinleyenleri değiştirmektir. İnsanlar tiyatrodan çıktıkları zaman, yalnızca sarsılmış değil, değişmiş de olmalıdırlar. Uygulamada iyiye, bilinçli uyanışa, eyleme, ilerlemeye yönelmişlerdir. Çünkü estetik etkinin işlevi, sosyal, ahlaksal bir dönüşüm oluşturmaktır. (SERVER TANİLLİ, Uygarlık Tarihi)



   SERVER TANİLLİ (d.1931-ö.29 Kasım 2011) Yazar, anayasa hukuku profesörü. 7 Nisan 1978 günü terör ortamında silahlı saldırıya uğrayıp, belden aşağısı tutmaz oldu. Fransa'ya gidip uzun yıllar Strasbourg Üniversitesi'nde çalıştı. 1980 sonrasında düşün ortamını ve özellikle de gençliği etkilemiş olan "Uygarlık Tarihi (1973) üniversitelerde ders kitabı olarak okutuldu.


   Les Lettres Françaises dergisinin 25 Mart 1945 tarihli sayısında Picasso'nun şu bildirisi yayınlanmıştı:

   "Bir sanatçı nedir dersiniz? Ressamsa yalnız gözleri, müzikçi ise yalnız kulakları, ozansa kalbinin her katında bir lir ve hatta boksörse, yalnız adaleleri olan bir ahmak mı? Tersine aynı zamanda siyasal bir kişidir sanatçı. Bütün varlığı ile tepki göstermesi gereken, acıklı, keskin, mutlu olayların karşısında her an bilinçli olması zorunlu bir kişidir sanatçı. Başkalarına karşı ilgi göstermeden yapabilir mi kişi...Kendisine bol bol canlılık getirenlerden kopabilir mi? Resim, odaları süslemek için yapılmamıştır. Resim, düşmana karşı saldırıda ve savunmada kullanılması gereken bir savaş silahıdır."


Ve düşman, Picasso'nun birçok defalar belirttiği gibi,
bencilliği ve çıkarı için başka insanları sömüren kişidir.

SERVER TANİLLİ




Merhaba!