Gerçek ya da düş
Çetrefil sorunları
Çocuklarla ozanlar çözer anca
(OKTAY RİFAT)
***
Şairler, evrenin ortasında oyuncakları ellerinden alınmış çocuklar gibidir. Her yaratma ediminin özünde bu bulup yitirme oyunu vardır çünkü şair iyi bilir ki şiir, Heraud'un da söyleyişiyle "bir kazanma, yitirme oyunudur" ve her gerçek şair de bu yeryüzünden ayrılana değin hep yitiren kişidir. Özlenene duyulan istek, bazen de isteğin tutkusu, şairi zorla elinden alınan oyuncaklarını düş yoluyla ele geçirme çabasının yamacında bırakabilir. Bu, kuşkusuz çoğu zaman "zorla denize sokulan bir çocuğun umarsızlığı"ndan başka bir durum değildir.
Gerçeğe erişmek için izlenen yolda, kurulan görkemli ve hiçbir zaman da gerçekleşmeyecek düşlerde şair, şiirinde bir çocuğun yaptıklarında çok ayrı eylemlerde bulunmaz, çoğunlukla bir çocuk gibi davranır. Sözcüklerle kurduğu ilişkide, onların tozlarını aldığı içlerini parlatmaya çalıştığı zamanlarda -yalnızlık anlarında- onu şiire götüren patika, hep merakla, kuşkuyla ve bunları düze indirecek sorularla örülüdür. Böğürtlenlerin ve zakkumların arasında şair, üstü başı kan içinde, içindeki o ağlayan ve gülen çocuğa söz geçirmeye, onu eğitmeye çalışır. "Her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır." Ama iç erincini sağaltmaya uğraşan her şair, o "büyük çocuğu" sonsuza değin yalnız bırakmıştır artık. Yine de kendisi için yazdığını söylediği anlarda bile, ayrımında olmadan, susturamadığı, boğamadığı o çocuğun acısıyla hep kendinden büyük o çocuk veya çocuklar için yazar.
(...)
Freud da şairin "düşsel evreni" ile çocuğun "kendine özgü evreni" arasındaki bağıntıyı belirtirken, eylemlilik ve gerçeklik olgularını bu yönde değerlendirir: "Şiirsel eylemin ilk izlerini çocukta arayabiliriz. Çocuğun en sevdiği, en uğraştığı şey oyundur. Kendine özgü bir dünya yarattığına, içinde yaşadığı dünyanın eşyalarını kendine en uygun şekilde yeni bir düzene soktuğuna göre, oynayan her çocuk, şair gibi davranıyor demektir. Şair de çocuğun yaptığını yapar, düşsel bir dünya yaratır kendine."
Doğal ki çocuğun kıra döke tanıdığı ve onardığı oyuncakların yerini, şairde sözcükler alır.
(MUSTAFA KÖZ - Çıngıraklı Sokak Şiir Gazetesi)
***
"Ustalık kazanılır ama çocuk olmak yitirilirse, şiirin büyük damarlarından biri yok olur."
İLHAN BERK
ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLU OLSUN !

.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder