Fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2020 Pazar

SÖMÜRGECİ BİLİNÇALTI: İNSANLIĞA FRANSIZ KALMAK




   Fransa'da, yeni tip koronavirüse (Covid-19) karşı geliştirilecek aşı ve ilaçların Afrika'da denenmesi gerektiğini söyleyen Fransız doktorlara yönelik tepkiler sürüyor:
   Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall'in sözcüsü Abdolu Latif Coulibaly, yeni tip koronavirüse karşı geliştirilecek aşı ve ilaçların Afrika'da denenmesi gerektiğini söyleyen iki Fransız doktorun "sömürgeci bilinçaltı"yla konuştuklarını belirtti.
   Coulibaly, ulusal bir gazetede yayımlanan köşe yazısında, Fransa'da sağlık alanında araştırmalar yapan Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü Genel Direktörü Dr. Camille Locht ve Paris'teki Cochin Hastanesi Acil Servisi Şefi Prof. Dr. Jean-Paul Mira'nın, Covid-19'a karşı geliştirilecek aşı ve ilaçların Afrika'da denenmesiyle ilgili açıklamalarını eleştirdi.
   Kıta halkını küçümseyen ve ırkçılık göstergesi olan ifadelerin birçok Afrikalı gibi kendisini de dehşete düşürdüğünü belirten Abdolu Latif Coulibaly, "Bu görüşler, yıkıcı sonuçları olan sömürge tarihinin ürünü ve kültüre yansıyan bir ahmaklıktır. Birçok Batılı entelektüel ve yetkilinin Afrika'yla ilişkisinde sömürgeci bilinçaltı kendini tekrarlıyor" ifadesini kullandı. (BirGün Gazetesi)



Afrika söyle bana Afrika
Senin sırtın mıdır bu
İki büklüm ezilgin olan
Küçük görmelerin ağırlığı altında
Kızıl yaralar açan sırtında çiçek çiçek
Kırbaç kırbaç inleyen sen misin yaz sıcağında
Erkek bir ses yanıtlıyor
Mert oğlum büyüyor işte yiğit ve güçlü
Burada bunca viranlığın ortasında
Beyaz soluk çiçeklerden bir ağaç
Afrika bu senin Afrikan
Yeniden dallanıp yeşeriyor bak sabırla inatla
Sunarak ürünlerine yavaş yavaş
Acı tadını özgürlüğün.

   
LEOPOLD SEDAR SENGHOR
(Çeviri: GÜRKAL AYLAN)


   Fransızcanın büyük şairi Leopold Sedar Senghor Senegallidir. Fransız Akademisi üyesi olmuştur. Fransa'da bakanlık yapmıştır. 1960 yılında ülkesi bağımsızlığa kavuşunca cumhurbaşkanı olmuş, bu görevinde yirmi yıl kalmıştır. Bir şiirinde "Hep doğru yoldan söz edip yanlış yollardan giden Fransa'yı bağışla, Tanrım" der; "Belleğimden sök al Fransa olmayan Fransa'yı, Fransa'nın yüzündeki şu küçüklük ve kin maskesini." (OĞUZ DEMİRALP - Cumhuriyet Kitap)







Merhaba!

16 Haziran 2019 Pazar

YEMEN SOYKIRIMI







   Yemen! Kanayan yara...
   
   Bir deri bir kemik kalmış ceylan gözlü masum yavruların açlıktan ölüme terk edilişteki son bakışları...

   Parçalanmış küçücük bedenlerin fotoğrafları...

  Batı basınının genellikle hiç yokmuş gibi davrandığı, çoğu kez sadece sosyal medyada yer alan, her seferinde hafızaya ok gibi saplanan emperyalist vahşetin kareleri.

   Yaşatılan acılara yüreğin yetmediği, bir halkın çığlığının susturulduğu yer,

   Yemen...

   Coğrafyayı kasıp kavuran, kana bulayan emperyalist zulmün ateşi, Yemen'de de düştü içimize.

   YEMEN HALKI YOK EDİLİYOR

  ABD, Mısır, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Fas, Sudan ve Senegal koalisyonu Mart 2015'ten bu yana Yemen'e karşı savaş yürütüyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) verilerine göre Yemen'de savaşın başlatılmasından itibaren en az 7 bin 300 çocuk katledilmiş. Resmi olmayan rakamlara göre on binlerce kurban söz konusu. 85 bin çocuğun açlık nedeniyle ölüm tehdidi ile karşı karşıya kaldığı, halkın yüzde 80'inin insani yardıma muhtaç olduğu bildiriliyor. Bombalı saldırılar sonunda ülkenin altyapısının neredeyse tamamının zarar gördüğü rapor ediliyor. Yetmezmiş gibi, özellikle Mısır ve diğer saldırı ortağı ülkelerden organ mafyalarının Yemen'e musallat olup, kaçak organ ticareti yaptığı söyleniyor. 

   Yemen halkına benzersiz büyük vahşet yaşatılıyor.

 Yemen'e karşı ABD ve AB ile ortaklarının Suudi Arabistan önderliğinde yürüttüğü savaşın adı 'soykırım'dır! (GÖNÜL KENTER - Aydınlık Gazetesi)




***






   İngiltere merkezli Çocukları Kurtarın Vakfı'nın bu yıl yayımladığı 'Çocuklar Üzerindeki Savaşı Durdur' raporunda, dünyada çocukların yaklaşık beşte birine karşılık gelen 420 milyon çocuğun çatışma bölgelerinde yaşadığı belirtildi.
  Bu sayının 2016'dan itibaren 30 bin arttığına işaret edilen raporda, çatışma bölgelerindeki çocuk sayısının Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana iki katına çıktığı vurgulandı.
  Raporda, 142 milyon çocuğun şiddetli çatışma bölgelerinde bulunduğuna, bu bölgelerde her yıl binlercesinin savaşa bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğine işaret edildi.
  Raporda, Afganistan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Irak, Mali, Nijerya, Somali, Güney Sudan, Suriye ve Yemen'in çocukların çatışmadan en fazla etkilendiği ülkeler olarak öne çıktığı bildirildi. 
 Yemen halen devam eden çatışmalardan dolayı en fazla çocuğun yaşamını yitirdiği ülkelerden biri. Birleşmiş Milletler'e göre ülkede geçen yıl bin 427 çocuk öldürüldü veya saldırılarda sakat kaldı. 
 Ülkede okullar ve hastaneler sık sık saldırıya uğruyor ya da çocukların eğitim ve sağlık haklarına erişimleri engellenerek bu yerler askeri amaçlar için kullanılıyor.
 Her 10 dakikada bir çocuğun öldüğü Yemen'de 400 bin çocuk yetersiz beslenmeden dolayı hayatını kaybetme riskiyle karşı karşıya. (Aydınlık Gazetesi)




***




'Savaşı bitirin' derken silah satan ülke: Fransa

   Fransa, Yemen'deki çatışmaların sonlanması için çağrılarda bulunmaya devam ederken, 2018 yılında Suudi Arabistan'a yaptığı silah satışı yüzde 50 arttı. amerikanın sesi.com' un haberine göre, Fransa'nın 2018 yılında silah satışları 9 milyar 100 milyon Euro'ya ulaştı. Bu satışın 1 milyar Euro'luk kısmıysa Suudi Arabistan'a yapıldı. Satışın büyük kısmının deniz devriye tekneleri olduğu belirtilirken,  teknelerin Yemen'deki çatışmalarda denizden uygulanan blokaj ve operasyonlarda kullanıldığı bildiriliyor.




***













Merhaba!
     


      

   

   

   

20 Kasım 2015 Cuma

PERDE ARKASI







Yaşamak gerekiyorsa eğer,
Bir çocuk oyunu kadar renkli olsun.
Dünyayı kardeşlik dallarında,
Uçan kuşlar doldursun.
Sen dargınlık ağacı barış ve yemiş ver.

Birleşiniz bütün dünya çocukları,
Kalp kırılmadıkça sürüp gider oyun.
Yorulunca bir dost sesiyle uyuyun,
Sabah, kalbinize örtsün şafakları...

CEYHUN ATUF KANSU









   Silah satan ülkelerin en büyük pazarı Orta Doğu. Orta Doğu'da önümüzdeki 10 yıl içinde 110 milyar dolarlık bir satış pazarı olduğu belirtiliyor.
   2014'te en çok silah satan ülkeler:
   1- ABD: 23,7 milyar dolar
   2- Rusya: 10 milyar dolar
   3- Fransa: 5 milyar dolar
   4- Birleşik Krallık: 4,2 milyar dolar
   5- Almanya: 3,6 milyar dolar
   6- İtalya: 2 milyar dolar







Batı'nın perde arkasına bakmasını beklemeyin, çünkü orada Batı'nın ta kendisi var.







   Mülteciler için Avrupa'ya acil çağrı: Ege cesetlerle doldu hemen harekete geçin.
   Sevincini ve daha güzel yarınlar umudunu bizlerle paylaşan Yunanistanlı doktor şunları ifade ediyor: "Hayatımın en güzel anlarından bir tanesi. Bir bebeğin Midilli'nin Skamia bölgesinde Ahaialı  doktorlara gülümsemesi..." (Milliyet Gazetesi)














Merhaba!


30 Temmuz 2014 Çarşamba

EDEBİYATA DAİR



 Victor Hugo: "Nedir edebiyat? İnsan zekasının harekete geçirilişi! Nedir uygarlık? Yürüyen insan zekasının her adımda yaptığı sürekli buluşlar. İlerleme bundan doğar." Der ve halkların edebiyatlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini savunur.





    VİCTOR HUGO (d. 1802 Besançon,-ö .1885 Paris) Hugo'nun en büyük ve en sevdiği kızı Léopoldine, 19 yaşındayken Seine Nehri'nde bir gemi kazasında öldü. O zaman Fransa'nın güneyinde seyahat etmekte olan Hugo, kızının ölümünü oturduğu kafede okuduğu bir gazeteden öğrendi.






        "Yazar, yeri, zamanı gelince yıllar önceki soluğuna sinen ayrıntıları yazmaya, açmaya, anılarını, şiir, öykü, roman yoluyla süzmeye başlar. Bu süreç bütün kış dağ başına yağan karın, yağmurun, süzülerek aylar sonra dağın dibinden pınar olarak kaynamasına benzer. Artık o pınar suyu, ne yağan kardır, ne de yağmurdur. Süzülmüş, tertemiz bir pınardır."



     OSMAN ŞAHİN ( d.1940, Aslanköy-Mersin) Öykülerinde kullandığı ilk dil yatağı Toroslardır. Bu dil, Yörük ve Türkmen dilidir. Bu dil, Toros insanının ana memesidir. Bu dil, düşüncenin toprağıdır.Yörük ve Türkmenlik ise büyük bir doğa ve insanlık birikimidir. (Son Yörük adlı kitabının arka kapak yazısından)




  "Şiir yazmakla okuma yazma birbirine benzemez. Şiir yazmak acıkmak gibidir, yıkanmak gibidir, öpmek gibidir. Bunların okumayla, yazmayla ilgisi yok. Ben okuma yazma bilmeden büyük bir rastlantıyla şiir denen 'tansığı' sezdim. Bu, anne babaya, kardeşe benzemiyordu. Bu gökyüzüne benziyordu."

   


        FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (d.1914, İstanbul / Osmanlı İmparatorluğu-ö. 2008, İstanbul / Türkiye)
                  1967'de ABD'deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından " En İyi Türk Şairi" seçilmiştir.


   

Senin dudakları pembe
Ellerin beyaz,
Al tut ellerimi bebek
Tut biraz!

Benim doğduğum köylerde
Ceviz ağaçları yoktu,
Ben bu yüzden serinliğe hasretim
Okşa biraz!

Benim doğduğum köylerde
Buğday tarlaları yoktu,
Dağıt saçlarını bebek
Savur biraz!

Benim doğduğum köyleri
Akşamları eşkiyalar basardı,
Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
Konuş biraz!

Benim doğduğum köylerde
Kuzey rüzgarları eserdi,
Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
Öp biraz!

Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
Benim doğduğum köyler de güzeldi,
Sen de anlat doğduğun yerleri,
Anlat biraz!




   CAHİT KÜLEBİ (d.1917 , Zile-Tokat, ö.20 Haziran 1997 Ankara) Halk şiirinden, türkülerden yararlanarak çağdaş bir şiir oluşturmuş, konu olarak yurt, insan ve doğa sevgisini işlemiştir. "Atatürk Kurtuluş Savaşı"nda adlı eseri, Nevit Kodallı'nın "Atatürk Oratoryosu'na temel olmuştur.

                                                                         
          
                                                  

   Yazar Alper Akçam'ın sözcükleriyle, edebiyatı bir tür dil oyunu, insanın tanımını da Hollandalı filozof Johan Huizinga'nın yaptığı gibi Homo Ludens (oynayan yaratık) olarak kabul ettiğimizde çok önemli bir tarihsel zenginlikle karşı karşıya kalırız.



TOROSLAR'DA YÖRÜKLER





Merhaba!