halley kuyruklu yıldızı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
halley kuyruklu yıldızı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2023 Pazar

YAZAR HÂLLERİ


"Gözlemcilik, değerli olanı göz alıcı olandan ayırt edebilmektir."

ÖMER F. OYAL
(Zamanın Lekeleri)


***


   (...) Yazmak için ne gerekiyor derseniz; tutku derim ilkten. Sonra merak, sonra dünyayı dost edinmek; insanı anlamak... Her biri bir yolculuktur aslında. Yaşamın size sunabildiklerini algı ve duyularınızın imbiğinden geçirerek yazıyorsunuz. Elbette ki size bu ivmeyi taşıyan birçok neden var. Ama hayata karşı duruşunuz, yaşama sevginiz her şeyin başı. Kaleminizin gölgesi kâğıda dokunduğunda anlatacaklarınız insanın insanda çoğalan sesi olacaktır bir süre sonra. 
    (...) 
  Yazmak, farkına vararak görmektir; ayırdında olmak, ayırarak sezmek, sezgileriyle de o ayrı olanların neden niçinlerini sorgulamaktır. Bu, bir yeti midir? Evet!..

   (FERİDUN ANDAÇ - Cumhuriyet Kitap)


***



NAZLI ERAY


    Yazın dünyasına nasıl adım attınız? Her şey nasıl başladı? Neden yazma eylemini seçtiniz?

    Çok eskilere dayanır... Fakat ben seçmedim. İlk öyküm uçan kapıcı Mösyö Hristo'yu yazdığımda ortaokul üçüncü sınıf öğrencisiydim. İstanbul'da, Şişhane yokuşunda, annem babamla Saadet Apartmanı'nda otururken yazdım.
  Saadet Apartmanı kapıcısı Hristo'nun güvercin olup Pera'nın üzerinde dolaşarak yaşamının muhasebesini yapmasını, özgürlüğü tartmasını, 12 saatlik bir zaman diliminde yaşadıklarını yazdım. Daha önce hiç öykü yazmamıştım. 
   Güneşin az girdiği bir evde oturuyorduk. O zamanlar dünya hem çok küçük hem çok büyüktü. Bir tek bakalit telefonlar var, Harry Potter, Yüzüklerin Efendisi gibi yapıtlar yok, televizyon yok. Sadece  Fransa'da Jean Paul Sartre, Albert Camus, Luis Buñuel gibi insanlar gerçeküstücülüğün temellerini atıyorlar ama Türkiye'de hiç bilinmiyor, ben hiç bilmiyorum. 
   Ama çok okuyan bir çocuktum ve kendimden çok emindim. Hristo'yu hissetmiştim, yazdığım öyküyü beğendim, sonra imza attım altına, katladım, zarfladım, okula koştum, edebiyat kulübünün kapısından zarfı attım. Edebiyat kulübüne alınmamıştım daha önce. Kayda değer biri olarak görülmüyordum. Yazdığım bu öyküyle keşfedilmeyi bekledim. Bir kere bu bile çok fantastik bir şey. 
  Sonra aklıma şu geldi: "Öyküyü okuyanlar, 'Yahu bir adam güvercin olup uçar mı?' diye düşünüp ya bana deli derlerse?" Çünkü o zamanlar ne büyülü gerçekçilik var ne fantastik öykü...
   Derken telefon çaldı, edebiyat kulübüne tesadüfen girmişler, zarfı görmüşler ve okumuşlar. Beni okula çağırdılar. Öğretmenler, öğrenciler beni tebrik etti, sonra da beni edebiyat kulübüne üye yaptılar. Sonra beni bir maroken koltuğa oturttular, tebrik etmeye devam ettiler. O koltukta yazar olduğumu anladım. 

   Yazdığınız ilk öykü büyülü gerçekçi. Büyülü gerçekçilikle nasıl tanıştığınızı sorayım.

   Ben dünyayı bir prizmadan görüyorum. Bu prizma zaten büyülü gerçekçilik. Örneğin, arkadaşlarım arasında en durağan hayat benim hayatım olmasına karşın çocuk kitaplarında çocukluğumu anlatırken olağanüstü, mutlu, büyülü bir çocukluk anlattım. Böyle bir çocukluğu öyle hissetmek, öyle görmek ve öyle yazmak işte bu büyülü gerçekçilik. Hayatı başka açıdan görüp, hissedip yazmak...
   Şöyle ilginç bir şey anlatayım: Ben bir çırpıda kitap yazabiliyorum. Türkçe öğretmenim sert bir kadındı. Bir gün kompozisyon konusu verdi. Ben arkada arkadaşımla konuşuyordum. Beni işaret edip "Sen oku" dedi. Elime kâğıdı aldım, bomboş. O an kendi kafamda yazdığım bir kompozisyon okudum, öğretmenin gözleri doldu. "Çocuklar bakın neler yazmış, hayretler içinde kaldım. Tekrar oku tüm sınıf duysun" dedi. Fakat kâğıtta bir şey yazmıyor ki. Bu yüzden sıfır almıştım...

    (NAZLI ERAY - Söyleşi: MEHMET S. AMAN / Cumhuriyet Kitap)    


***


   20. yüzyıl Alman tiyatrosunun en önemli ve etkileyici tiyatro adamı ve lirik şairi Bertolt Brecht'in daha okul yıllarında yazılı çalışmalarında Goethe'den alıntılar yaptığı bilinir. Öğretmenlerinin bütün Goethe sözlerini tanımadığına inandığı için de kimi çalışmasında kendi görüşlerini kullanırdı. Öğretmenleri de bunu fark etmez, öğrenci Bertolt'un Goethe'den alıntı yaptığına inanırdı.

   (AHMET ARPAD - Cumhuriyet Kitap)


***

  

JOSÉ SARAMAGO


   Lizbon devlet hastanelerinin idari kısmında düşük bir maaşla kıt kanaat geçinen bir "işçi" olan Saramago'nun 1947 yılında önce kızı doğacak sonra ilk romanı yayımlanacaktı. Taşrada yaşadığı dönemde birkaç ağaç da diktiği için kendi ifadesiyle hayatta yapacak bir şeyi kalmamış gibidir... Çünkü Portekiz'de yaygın bir deyişe göre hayatta üç şeyi yapmadan ölmemelidir: Evlat sahibi olmak, ağaç dikmek ve kitap yazmak.

   (EGEMEN BÜYÜKCAN - Cumhuriyet Kitap)


***




   Amerikan edebiyatının en büyük yazarlarından biri olarak kabul edilen ve yaşamını geçirdiği yerlere öykülerinde yer veren Mark Twain, 1857 yılında bir süre kılavuz yardımcısı olarak Mississippi Irmağı'nda gelip giden bir buharlı gemide çalıştı. 
  Kaptanlık sınavlarına hazırlık için çalıştı; nehrin her yerini öğrenmesi iki yılını aldı. Çok iyi öğrendiği bu yerler romanlarının mekânını oluşturdu. 24 yaşında kaptanlık ehliyetini aldı ve Amerikan İç Savaşı çıkıp nehir gezileri yasaklanana kadar nehirde kaptanlık yaptı. 
  Yapıtlarında Mississippi Irmağı kıyısındaki yaşamı ve farklı sınıflardan insanları betimledi. Toplumsal gerçekleri mizahi bir dille ustaca yazıya geçirdi. Bu gemide ve Mississippi Irmağı kenarında geçirdiği zamanların birçok eseri için ilham kaynağı meydana getirdiği kabul edilir. 
  Gerçek adı Samuel Langhorne Clemens olan Amerikalı yazar, öykülerinde ırmakta gemilerin seyredebilmesi için gerekli derinliği belirten ve "iki kulaçlık derinlik" anlamına gelen bir gemici terimi olan Mark Twain takma adını kullandı. 
   Halley kuyruklu yıldızının dünyaya geldiği 1835 yılında Missouri eyaletinin Florida şehrinde doğdu ve 1900 yılında kendisiyle yapılan bir söyleşide kuyruklu yıldızın bir dahaki gelişinde, 1910'da ölmesinin iyi olacağını söylemişti, öyle de oldu! Halley kuyruklu yıldızının dünyanın yanı başından geçişinin ertesi günü öldü. 

   (Cumhuriyet Gazetesi)






Merhaba!

26 Kasım 2017 Pazar

MARK TWAIN VE SAMANTHA SMITH






 ...On yaşındaki Amerikalı küçük kız Samantha Smith, 1982 yılı sonlarında Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Yuri Andropov'a bir mektup yazmıştı. Mektubunda öncelikle onu yeni görevinden dolayı kutluyor, sonra olası bir nükleer savaştan korktuğunu, bu tehlikenin önlenmesini Sovyetler Birliği'nin arzu edip etmediğini, eğer cevap evet ise bunu nasıl yapmayı düşündüklerini soruyor, neden silahlanma yarışına girildiğinin, bunda amaçlarının ne olduğunun kendisine açıklanmasını istiyordu...
 ...Samantha bir süre sonra, kendisine hitaben yazılmış olan, SBKP Genel Sekreteri Yuri Andropov imzalı bir mektup aldı:
  "Sevgili Samantha,
   Dünyanın bir çok ülkesinden bana gönderilen mektuplar gibi, sizin mektubunuzu da aldım. Bana öyle geliyor ki, siz cesur ve çok dürüst bir kızsınız. Tıpkı Mark Twain'in Tom Saywer kitabındaki Becky gibi... Biliyor musunuz, vatandaşınız Mark Twain'in bu kitabını ülkemin çocukları da çok severler, okurlar.
   Sorularınız çok ciddi ve düşünen her insanın cevap bulması gereken sorular. Ben de bunları ciddiyetle ve dürüstçe cevaplayacağım."



   Ne uzun ne de kısa olmayan bu mektubun devamında Yuri Andropov barış için neler yapılabileceğini, kendilerinin bu konularda neler düşündüklerini ciddi bir üslupla anlatıyordu. Küçük kızın bu girişimi Sovyetler Birliği yönetiminde büyük bir sempati yaratmış, aynı zamanda tüm dünyada da takdirle karşılanmıştı. Küçük Samantha her yerde bir barış öncüsü olarak tanımlanıyor, bu yaşta böyle bir çaba göstermiş olması hayranlık uyandırıyordu.
   Yuri Andropov mektubunda 1983 yılı yazı için Samantha'yı ebeveynleriyle birlikte Rusya'ya davet etmişti. Aile iki hafta süren bu Moskova ve Leningrad seyahatine memnuniyetle gelmişler, Yuri Andropov'un konukları olarak ağırlanmışlardı. Yuri Andropov ciddi rahatsızlığı nedeniyle onlarla görüşememişti (kendisi birkaç ay sonra yaşamını yitirmişti) ama seyahat süresince onlar için pek çok programlar, ziyaretler düzenlenmişti. Birçok değerli Sovyet sanatçıları ve bilim insanları da onları ziyaret etmiş, çeşitli armağanlar vermişlerdi. Kısacası Samantha Sovyetler Birliği'nde büyük bir sempati uyandırmıştı...        
 ... Samantha ülkesine döndüğünde bir kahraman olarak karşılanmıştı. Artık ünlü bir kişi olduğundan, kendisine teklif edilen bir TV dizisinde rol alıyordu eğitiminin yanı sıra. İki yıl sonra 1985 yılında korkunç bir uçak kazasında hayata veda etti küçük kız. Film çekimi için gidilen bir yerden dönerken babasıyla beraber binmiş oldukları küçük uçak düşmüş, uçakta bulunan altı kişi ölmüştü. Samantha'nın ölümü dünyada derin bir üzüntü yarattı. Maine eyaletindeki kalabalık cenaze törenine gelenler arasında Sovyetler Birliğinin Washington Büyükelçisi de vardı. Küçük Samantha ardında unutulmayacak bir isim, güzel anılar ve bir Sovyet hatıra pulunu bırakmıştı dünyaya.

  
      
      Yıllar sonra nasıl olduysa ortaya çıkan gizli damgalı bir CIA belgesinde bu korkunç olay en ince detaylarına kadar rapor ediliyor, olayın bir suikast değil, kaza olduğuna birileri ikna edilmeye gayret ediliyordu. İkna etme gayreti dikkat çekiciydi ve elbette bir nedene dayanıyordu... (LEVENT ÖZÜBEK - soL Haber)







   

MARK TWAIN


 ...Halley kuyruklu yıldızı, her 75 yılda bir kozmik ziyaretini gerçekleştirir. Kuyruklu yıldız, 1835'te tekrar gelmiştir ve aynı yıl Amerikan edebiyatının en ünlü yazarlarından biri, Ernest Hemingway'in deyimiyle "Amerikan edebiyatının kaynağı" da dünyaya gelmiştir. Bu tesadüfün üzerine Mark Twain, kaderinin kuyruklu yıldızla bağlantılı olduğuna inanmış ve şöyle yazmıştır: "Şüphesiz Tanrı şöyle demiştir: Bu iki gizemli yaratığa gelince, beraber geldiler, beraber gidecekler." 1910 yılında, Halley kuyruklu yıldızı, gece gökyüzünde tekrar parladığında ise Twain "Bu artık son bölüm" cümlesini kaleme almış ve bir daha da yazmamıştır. 21 Nisan 1910 tarihinde de hayatını kaybetmiştir. 
   Halley kuyruklu yıldızının yerküremizi ziyaretiyle Mark Twain'in ölümü arasında nesnel bir neden sonuç ilişkisi kurmak elbette çok mümkün değildir. Ancak Twain'in, üç çocuğunu ve ardından eşini kaybetmesi sebebiyle yaşadığı duygusal çöküntü sonucu yazdıklarının da değişim gösterdiği, ölümün artık onun için bir istek haline geldiği ve bu durumun eserlerine de yansımaya başladığı yapılabilecek nesnel bir çıkarımdır...
 ...Yani, Halley kuyruklu yıldızının Mark Twain'in yeryüzündeki varlığına denk gelen ikinci ziyareti, onun gerçek ölüm sebebi olmasa da, hayatının sonlanmasını isteyen ve bekleyen bir yazarın ölmek için bulduğu kurmaca sebeplerden biri olmuştur. Kanımca bu ölüm sebebi Mark Twain'in kendi ölümünü anlattığı son hikayesidir. (ELİF SEDEF ÇELİK - Aydınlık Kitap) 














Merhaba!