Uygarlık Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uygarlık Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2017 Pazar

AYDIN KAVRAMI ÜZERİNE



İyi insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
iyilik beklenmesin!


BERTOLT BRECHT










   Fotoğraftaki Yemenli kızın adı Vâlâ Hüseyin al-Hatrum. 9 yaşında. Fotoğraf 25 Nisan 2015'te çekilmiş. UNICEF'in verilerine göre Mart ayına kadar 1500'den fazla çocuk öldürülmüş. Obama'nın görevden ayrıldığı Aralık 2016 tarihine kadar 10 dakikada bir çocuk yaşamını yitirmiş.
   Wikileaks, sitesinde bu fotoğrafı basmış. Batılı feministleri eleştiriyor: "Trump'ın gazeteci Mika Brzezinski'nin yüzünü gerdirmesine ilişkin sözleri üzerine kıyamet koparıyorsunuz da neden ABD bombalarının Yemenli bu kızın yüzüne yaptıklarına ses çıkarmıyorsunuz" diyor. (Aydınlık Gazetesi)
   






"Dünya yaşamak için tehlikeli bir yer; 
kötülük yapanlar yüzünden değil, durup seyreden ve onlara ses çıkarmayanlar yüzünden..."


ALBERT EINSTEIN







 ...Adanalı Yılmaz Güney hapisteyken, ünlü filmleri, Cannes Film Festivali'nde dünya sineması otoritelerine gösterildi ve Yılmaz Güney'i ilk kez orada gören, tanıyan yabancı sinema otoriteleri, yabancı eleştirmenler, "Yılmaz Güney, ülkenizde hangi sinema okulundan mezun oldu? Nereden geldi, nasıl yetişti?" diye sorduklarında bizim otoritelerin yanıtı olağanüstüdür:
   "Yılmaz Güney, Çukurova pamuk tarlalarından geldi."
   Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Yılmaz Güney, Demirtaş Ceyhun, Özdemir İnce ve Muzaffer İzgü ağabeylerimiz de sadece Çukurova'nın pamuk tarlalarından gelmediler; Harran'ın, Söke'nin, İzmir'in ve Ege'nin pamuk tarlalarından geldiler ve asla Amerikan "pamuğu" olmadılar.


OSMAN ŞAHİN







   Fransız şairi Léon-Paul Fargue, şöyle diyor: "Çağımızda sanatçı, aydını içerir. Bunun karşıtı 40 yılda bir doğrudur." Çünkü sanatçı için gerçekliği dönüştürme bilinci öncelikli iştir. Bu da dünyanın değiştirilmesine katkıda bulunmanın somut biçimidir. Etnikçi ya da mezhepçi tutumlar, dünyanın değiştirilmesine değil, geriletilmesine dönük çabaları vurgular. Doğrusu bu çabalar içinde yer alarak aydın kavramını kirletmektense dışarıda kalmayı yeğ tutarım. Yurduna karşı konumlanmış yetkili ve etkililerin övgüsünü kazanmış yazarların aydın sayıldığı bir ülkede, ben aydın değilim! (Aydınlık Gazetesi)







     Server Tanilli'nin mahkeme tarafından yasaklanan "Uygarlık Tarihi" adlı kitabı için yaptığı savunmadan:

  "Doğrudur veya yanlıştır, taraftar olunur veya olunmaz, bir bilim adamı olarak kabul ettiğim metot, görüş ve düşüncelerimden dolayı kime karşı sorumluyum, yaşadığım çağa ve topluma karşı. Ya mahkemelere? Asla."


SERVER TANİLLİ










Merhaba!

31 Temmuz 2016 Pazar

CESARETE DAİR




   Bir Hint masalı:


   Kedi korkusundan endişe içinde yaşayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar. Büyücü bakar ki ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürür ve der ki:
   "Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var! O yüzden sana yardım edemem."







   Nazi Almanyası II. Dünya Savaşı'nda, Barbarossa Harekatı adını verdiği plan dahilinde SSCB'ye bağlı Ukrayna'ya saldırır. Bu saldırı, 1927'de Ukrayna'da kurulan ve Sovyet Ligi'nde başarılı bir grafik çizen Dynamo Kiev'i de etkiler. Takımın futbolcuları Sovyet Cepheleri'nde Nazi saldırılarına karşı saf tutar ve bunun sonucunda Dynamo Kiev sportif faaliyetlerine ara vermek zorunda kalır. Cephede saf tutan futbolculardan da kimisi esir alınır, kimisi angarya işlerde çalıştırılır, kimisi de öldürülür. Eylül 1941'de ise Nazi Almanyası Ukrayna'yı tamamen işgal eder.
   1942'ye gelindiğinde Dynamo Kievli futbolculardan bazıları esaretten kurtulur ve Kiev'e döner. Bunlardan biri de takımın kalecisi Nikolai Trusevich'dir. Ancak Kiev eski Kiev değildir ve Trusevich'in yaşamını sürdürebilmesi için çalışması gerekmektedir. Kısa bir zaman sonra Krusevich bir fırında iş bulur. Çalıştığı fırının sahibi Losif Kordik'tir. Bir futbol aşığı olan Kordik, Krusevich'i de tanımaktadır. Kordik'in teşvikleriyle cesaretlenen Trusevich eski takımı Dynamo Kiev'i toplamaya karar verir.Ancak bu kolay olmayacaktır. Çünkü hem kimlerin hayatta olduğu bilinmemektedir hem de Naziler Ukrayna'da kontrolü tamamen ele geçirmiştir ve sıkı bir baskı/denetim uygulamaktadır. Ancak Trusevich kararlıdır ve çabası sonuç verir. İlk bulduğu kişi Makar Goncharenko olur. Sonra Kuzmenko, Svyridovskiy, Klimenko derken takım eksik de olsa 8 kişiyle (Nikolai Trusevich, Aleksey Klimenko, Makar Goncharenko, Mikhail Svyridovskiy, Mikhail Putistin, Nikolai Korotkykh, Fedir Tyutchev, Ivan Kuzmenko) toplanır. Ama takımın maça çıkabilmesi için üç kişiye daha ihtiyaç vardır. Çözüm bulunur, demiryolu işçilerinin kurduğu Lokomotiv'den üç futbolcu (Vladimir Balakin, Mikhail Melnyk, Vasil Sukharev) takıma dahil edilir. Kısa bir zaman sonra da 1942'nin ilkbaharında 'fırıncılar' olarak anılan FC Start kurulur. Goncharenko o günleri daha sonra şöyle anlatacaktır: "Kreschatick Sokağı'nda kayınvalidemin evinde kaçak olarak yaşıyordum. Bir gün ansızın geldi ve bana bir futbol takımı kurduğunu söyledi. Diğer çocukları da bulmalıydık. Kuzmenko'yu birkaç defa sokakta görmüştüm. Ona ulaşmak zor olmadı. Daha sonra Svyridovskiy'e ulaştık. O da diğerlerine..."



   Antrenman yapacak saha bulamayan, forma ve ayakkabı bulmakta zorlanan, doğru dürüst beslenemeyen FC Startlı futbolcular bu zorluklara rağmen futbol oynama konusunda kararlıdır. Sonunda FC Start yerel lige girer ve maçlara çıkmaya başlar. Bir müddet sonra önce Macaristan sonra Romanya garnizon takımlarıyla maç yapar ve her ikisini de farklı şekilde mağlup eder. İşgalci Nazi komutanları, önüne geleni yenen FC Start'tan rahatsızlık duymaya başlar. Vali ve general olan Alman Eberhardt, hem 'büyük Alman ırkının' gücünü gösterip FC Start'ın galibiyetlerine son vermek hem de işgalci Nazi askerlerinin moralini yüksek tutmak için FC Start'a Nazi ordularıyla maç yapmalarını, bunu kabul ederlerse Zenit Stadyumu'nu kullanabileceklerini söyler. FC Startlı futbolcular da hem maç yapacakları hem de Zenit Stadyumu'nda antrenman yapabilecekleri için bu teklifi geri çevirmez. Nazi komutanları, ordularını bir bir yenen ve kendilerini sinirlendiren FC Start'a karşı son kozunu oynar: Flakelf.
   Bu takım Alman Hava Kuvvetleri'nin yenilmez takımıdır. Tarih, 6 Ağustos 1942'yi gösterdiğinde FC Start ile Flakelf, Zenit Stadyumu'nda karşılaşır.Sonuç Flakelf için hüsrandır. Flakelf, FC Start'a 5-1 yenilir. Nazi komutanları ve yetkilileri bu sonucun duyulmaması için çaba sarf eder. Bununla da yetinmez ve üç gün sonraya 'intikam almak' için rövanş maçı koyar... Naziler duyurular, hazırlıklar yaparak 9 Ağustos'taki maça ilgiyi arttırmayı amaçlar. Çünkü maçı kesin kazanacaklarından emindirler.





   Tarih, 9 Ağustos 1942'dir. Maçı hakemi SS subayıdır ve maçın oynanacağı Zenit Stadyumu'nun tribünlerini Nazi askerleri doldurmuştur. Maç başlamadan önce de maçın hakemi olan SS subayı FC Start'ın soyunma odasına giderek takıma seremonide Nazi selamı vermelerini söyler. FC Startlı futbolcular bütün bunların ne anlama geldiğini bilerek sahaya çıkar ve seremonide yerini alır. Flakelf takımı Nazi selamı verip "Heil Hitler" diye bağırırken FC Startlı futbolcular Nazi selamı vermez. Bunun yerine Sovyet spor selamı verip "çok yaşa spor" dedikleri söylenir. Naziler'de bu şok etkisi yaratır. Hakem Nazilerin bu 'şok etkisinden' çıkması için maçı hemen başlatır. Flakelfli futbolcular topa değil, FC Startlı futbolculara vurmakta, onların formalarını parçalamaktadır. Bütün bunlar görmezden gelinir. Sahada FC Start lehine hiçbir şey yoktur. Ama buna rağmen FC Start ilk yarıyı Flakelf karşısında 3-1 önde kapatır. SS subayı hakem devre arasında FC Start'ı yenilmeleri yönünde uyarır. Ancak FC Start cephesi mutludur. Flakelf cephesi ise köpürmüştür. Bu sinirle ikinci yarıya çıkan Flakelf çirkef futbolunun dozajını arttırır. Ama nafile! FC Start 5-3 öndedir. FC Startlı futbolcu Klimenko rakip takımı ipe dizer, kaleciye de bir çalım atar ve gol atmak yerine topu orta sahaya gönderir. Bunu yaparken kahkaha attığı da söylenir. Bu Naziler için utanç ve aşağılanma demektir. Hakem dayanamaz ve maçı erken bitirir. Kazanan 5-3' lük skorla FC Start olur.




   FC Startlı futbolcular maçtan 1-2 hafta sonra tutuklanır ve toplama kamplarına götürülür. Burada kimi yapılan işkencelerde ölür, kimi idam edilir, kimi kaçarken öldürülür, kiminin de kaçmayı başardığı ileri sürülür. Eduardo Galeano ise 'Aşkın ve Savaşın Gündüz ve Geceleri' kitabında bu olaya yer vererek, "Bir uçurumun kıyısında üzerlerinde formalarıyla onları kurşuna dizmişler" der...
  Öte yandan işgalci Nazi güçlerine karşı ölümü göze alıp maça çıkan ve kazanan FC Startlı futbolcular unutulmamıştır. Futbolcular anısına 1971 yılında bir anıt yapılmış ve anıta şu yazılmıştır: "Kazandığınız zafer unutulmayacak korkusuz kahramanlar." (UTKU GEL-soL Haber)        










"Her insan hayatı boyunca kendi heykelini yontar."

İLHAN SELÇUK








SERVER TANİLLİ

  Üniversitelerde ders  olarak okutulan  "Uygarlık Tarihi" kitabının  yazarı Server Tanilli sıkıyönetim mahkemesinde yargılanmaktadır. "Ben, bilim adamı olarak tarihe ve ulusuma karşı sorumluyum; mahkemelere hesap vermem!" der. Uygun bir karar için fikirlerini biraz yumuşatması ima edilir. Tanilli, bir Attilâ İlhan şiiri ile cevap verir:


o sözler ki kalbimizin üstünde
dolu bir tabanca gibi
ölüp ölesiye taşırız
o sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan
uğrunda asılırız.



ATTİLÂ İLHAN








Merhaba!