Neyzen Tevfik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Neyzen Tevfik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2026 Pazar

ŞAİRİN BAVULU

 


Kara bir dam altı,
çok şey istemiyorum,
ta kenar mahallelerde
kara bir dam altı...
Görmesin zararı yok
göğü caddeyi denizleri.
Bir ev ki her karışında parmak izleri,
bir ev ki
kapısı kalın tokmakla çalınır.
Masamda isli bir lamba yansın,
masamda, açık kapalı kitaplarım tozlansın.
Siz bana odaların birinde
eski bir şilte serin
buna baş konur diye
patiska kılıflı bir yastık verin.
Hele sonra,
hele sonra,
benimki şöyle uzansın yanımda.
Ben onun nefeslerini duyayım canımda.
24 saat, 360 gün, 50 sene.
Ama benimki olsun o
benimki olsun o
benimki.
Başka bir şey istemem...

(İLHAMİ BEKİR TEZ)


***


"Bavul"u sözlük, "içinde giysiler olan ve yolculukta kullanılan büyük çanta" diye tanımlıyor ama [Haydar] Ergülen'in [Şairin Bavulu / Portreler - SRC Kitap,2024] adlı kitabında söz konusu olan bavulun mecaz olarak kullanıldığını belirtmeye gerek yok: Burada söz konusu olan şairin şiir yolculuğu sırasında kullandığı bavul.
Şiir yolculuğunda kullanılan bavulun içinde neler var? Öncelikle şairin şiircesi (poetikası) var, günlük yaşamı var, edebiyat yaşamı var, çevresi var, ilişkileri var, anıları var... Anlatılan şair konusunda bilinenler var kısacası ama Ergülen bilinip de üzerinde durulmayanları ve bilinmeyenleri de gündeme getiriyor, bilinir kılıyor.
Ergülen, artık aramızda olmayan şairleri konu etmiş. Bu durumda, şair bavulunu kapatıp gittiğine göre içindekilerden artık bir şey eksilip artmayacak bavullar söz konusu. Acaba öyle mi?

(Bavulu açılanların hepsi bizim şairlerimiz ama yalnızca biri yabancı şair: Lorca. Bu şairi seçmesinin nedenini de yazısının başında açıklıyor: "Bizim Lorca"...)

Şairin Bavulu'ndaki şairler Yunus Emre (1240-1322) ve Tevfik Fikret (1867-1915) ile başlıyor, yaşadığımız yılda (2024) yitirdiğimiz Süreyya Berfe'ye kadar geliyor. Kitapta 48 şairin "bavulu" söz konusu! Gelgelelim Yunus Emre'ye "heybe"yi, Gülten Akın'a "valiz"i, küçük İskender'e "waliz"i, yakıştırmış yazar. "Garip'in Bavulu" başlıklı yazıda "Garipçiler" (Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rifat) topluca değerlendiriliyor ama sonra üçü için de ayrı yazı var. "Bir Okurdan Onat'a Mektup" yazısı Onat Kutlar'ın Bavulu'nun tamamlayıcı parçası gibi. 
(...)
"Hiçoğlu'nun Bavulu'nda Neyzen Tevfik için "Hiç bavulu olmamış adam" demiş Ergülen. Bu niteleme bana İlhami Bekir'i çağrıştırdı. İlhami Bekir, tam tersine "bavulu" olan bir şairdi. Ömrünün son yıllarını otellerde yaşayarak geçirdiydi. Yakından tanıdığım için biliyorum, her şeyi tek bavulunun içindeydi: Giysileri, şiir ve yazı müsveddeleri, yayımlanmış kitaplarından bir iki tanesi, çıkarmakta olduğu SEK adlı kitap/derginin bazı sayıları... Belki de gerçek bavul sahibi tek şairimiz İlhami Bekir'di...

(ERAY CANBERK - Çıngıraklı Sokak Şiir Gazetesi)


***


Ne mi çıkar bir şairin bavulu açılırsa?

Göçmenin bavulundan çıkan her şey
çıkar onunkinden de,
yarattığı gerçekliklerin yalancısı 
olmak dışında.

(AYTEKİN KARAÇOBAN)


***


(Şair, yazar, öğretmen, İlhami Bekir, Vecdi Ahmed, Herhangi Biri.

Libya'nın Trablus şehrinde 1906 yılında doğdu. Şiir ve yazılarında "İlhami Bekir", "Vecdi Ahmed" ve "Herhangi Biri" müstear isimlerini de kullandı. Berberî asıllıdır. Küçük yaşta, subay olan dayısıyla birlikte İstanbul'a gitti (1911). Dayısının ölümü üzerine Darüleytam'a verildi. İlköğretmen okulunu bitirdi (1926). 1954'e kadar Bolu, Düzce, İzmir, İstanbul gibi şehirlerde öğretmenlik yaptı. Cumhuriyet, Vatan, Son Posta ve Tan gazetelerinde çalıştı. 
Nâzım Hikmet, Sabiha ve Zekeriya Sertel, Vâlâ Nurettin gibi isimlerin çevresinde bulunan İlhami Bekir, sosyalist düşüncenin önde gelen edebiyatçılarından biri olmuştur. Tuna Baltacıoğlu hatıralarında İlhami Bekir'in portresini şu cümlelerle çizmektedir:
"İlhami Bekir Tez'le Yeni Adam günlerinde ve sonrasında yakın ilişkimiz oldu. Yumuşak, sevecen bir insandı. Görünümü bir Habeş'i andırırdı. Yüzünden eksik olmaya gülüşüyle ve sıcak yaklaşımıyla sizi kolaylar, her konuyu rahatça tartışabilirdiniz."
İlhami Bekir 1955'ten itibaren, eşinden ayrıldığı ve ailesinden kimsesi kalmadığı için, yalnız olarak otellerde yaşadı. Son yıllarını İstanbul Bağcılar Huzurevi'nde geçirdi ve 29 Mart 1984 tarihinde burada öldü.)
(Türkiye Yazarlar Sendikası)  







Merhaba!  
   

2 Ekim 2015 Cuma

ACIYI BAL EYLEDİK





kör olasın demiyorum
kör olma da
 gör beni

damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana

sen olmasan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne

kahrolasın demiyorum
kahrolma da
 gör beni

HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL










   "Değerleri ayırt etme bilincine eren bireylerden oluşan toplumlar, değerlerine sahip çıkar. Bu bilince ermedikçe bilim, eğitim, politika, sanat, her alanın sahtesi gerçeğinin yerini alır. Her alanda gerçekleriyle değil, çalıntıları ya da kopyalarıyla gözü boyarlar."

ADNAN BİNYAZAR








   "...Bu kez de İstanbul Tevkifhanesi'nden dağıtım başladı. Benim de içinde bulunduğum bir kısım mahkum Sinop'a, meşhur Sinop Cezaevi'ne postalandı. Bizi vapurla yolladılar Sinop'a. Daha biz varmadan adımız sanımız varmış Sinop'a: 'Komünistler geliyor!'
   Halk rıhtıma yayılmış bize bakıyor. İn miyiz, cin miyiz, neyiz? Baktılar ki adamız, hoşlanmadılar. Hemen dağıldılar..."




Dün iddianame dağıttılar,
Beni de asacaklar...
Bilirsin,
Asılanı soymazlar.
Oraya, iki şey götüreceğim.
Üzerinde 
Ellerinin izi gömleğim
Ve DAVAM.
Ölüm ölümdür, Nasıl olursa olsun.
Fakat
Benim ölümüm
Bayram yerine gide bir çocuk gibi
Sevinçli ölüm...
Üzülme gülüm...

SEYFİ BABA
(SEYFİ TEKDİLEK)








"Hayat üç buçuk ile dört arasındadır. Ya üç buçuk atarsın, ya da dört dörtlük yaşarsın."

NEYZEN TEVFİK








Bugün kırk yıllık çocukluk arkadaşım TUNCER NOYAN SAYIR'ı kaybettik.


Uğurlar olsun!