Ruşen Hakkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ruşen Hakkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2015 Pazar

AŞKA DAİR-3




   O kadar güzelsin ki sevgilim
Dağ olsan kahrın çekilir

RUŞEN HAKKI




"Peki, aşka zaman sorulur mu?"
"Ona zaman, mekan ve şart koşarsan o aşk olmaktan çıkar."
"Evet, bence de aşk seni nereye sürüklüyorsa peşinden gitmeli. Doğallık bozulursa geriye kalan aşk değildir."

KENAN KARABAĞ
(Kura Çözüldü)






Nazım sevgilisine gönderdiği çiçeklerin içerisine şöyle bir not koyuyor:
"Bu çiçekler seni benden önce görecekleri için onları kıskanıyorum."
Sonra da:
"Sana tutup neler söylüyorum, düpedüz seni seviyorum demek varken."
diyor.



Yeşil eriğim benim.
Ben içine hapsolmuş çekirdeğinim senin,
Hapiste günler ağır geçer diyorlar olsun!
Olsun be ben vazgeçtim hürriyetimden.
Yeter ki yetim bir çocuk gibi  bırakma yüreğimi gülüm.
Zira sensiz bu can bir yüktür yüreğime.

NAZIM HİKMET










Merhaba!

15 Haziran 2015 Pazartesi

DEVRİMCİ DURUŞ



   ...Şah Rıza Pehlevi'nin ülkenin en seçkin sanatçılarına, sporcularına, aydınlarına verdiği bir yemekte ünlü güreşçi Gulam Rıza Tahti'nin, "biz burada altın tabaklarda yemek yerken, halk perişan, bir lokma ekmeğe muhtaç!" demesi Şah'ı çok kızdıracak, Tahti'yi itibarsızlaştırma çabaları başlayacaktı İran'da. Bu zor günlerinde, İran'ın çok seçkin bir ailesinden gelen karısı bile Tahti'yi yalnız bırakacaktır. Büyük şampiyon, petrol işçisi Tahti, bu çıkışları nedeniyle, artık "Devrimci Tahti"dir ülkesinde. 1968 yılında bir otel odasında ölü bulunduğunda, "Ölümümden kimse sorumlu değildir" diye iki satır yazı bırakırsa da, SAVAK tarafından öldürüldüğü kuşkusu yayılır, intiharına halk inanmaz.



"Neşter ve Madalya"
KEMAL ATEŞ







   1970'te, çalışma yaşamını ve temel sendikalar mevzuatını düzenleyen yasalarda yapılan değişiklik mecliste kabul edildi. 11 Haziran 1970'te Cumhurbaşkanının onaylamasıyla yürürlüğe giren yasa esas olarak Türk-iş'ten Disk'e işçi akışını önlemeyi amaçlamaktaydı.
   Sendikacıların ve işçilerin tepkileri, 15 Haziran 1970 sabahı, İstanbul'un belli başlı merkezlerine doğru yürüyüşe geçmeleriyle yeni bir evreye girdi. Son bir buçuk yıldır bazı büyük fabrikalarda çeşitli işçi hareketleri ve direnişleri sürmekte olduğundan birçok fabrikada ve işçi semtlerinde gerginlik artmıştı. 15 Haziran 1970'te patlak veren olaylar da bir nevi dışavurum oldu. Gösterilere birçok fabrikadan 75.000 dolaylarında işçi katıldı. Gösterilen tepki esas olarak Disk üyesi işçilerden geldiği halde, yürüyüşlere çok sayıda Türk-iş işçisi de toplu halde katıldı. Olayların birinci günü akşamı Bakanlar Kurulu 60 günlük bir sıkıyönetim ilan etti. Sendikacıların pek çoğu sıkıyönetim mahkemelerince tutuklandılar ve yargılandılar. Kadıköy'de meydana gelen olaylarda 2 işçi hayatını kaybetti. 
   Olayların ardından Anayasa Mahkemesi, Türkiye İşçi Partisi'nin  ve CHP Genel Sekreteri Bülent Ecevit'in yasa değişikliği konusunda açtığı davaları karara bağlayarak, söz konusu yasa değişikliğini iptal etti.





ve yaşlandıkça anladım yanlışımı
kavgada tek olmak üç olmak
beş olmak değildi hüner,
eğer katılmıyorsan bir ırmağın akışına
kavga bir yana, hüsran bir yana düşer!...







Merhaba!