Alice Munro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alice Munro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2025 Pazar

YAZMAK

 

"İnsan yazmaya galiba, 

yaşadığı çağda kimsenin ama kimsenin kendisini can kulağıyla dinlemediğini fark ettiğinde başlıyor." 

(TEKİN DENİZ)


***



"İnsan bir iletişim ve diğerleriyle buluşma ihtiyacından yazar; kendisine acı vereni açıklamak ve mutluluk vereni paylaşmak için. İnsan kendi yalnızlığına ve başkalarının yalnızlığına karşı yazar. İnsan edebiyatın bilgileri aktardığını varsayar, yazdıklarını okuyan kişinin dilini ve hareketlerini etkilediğini ve birlikte kurtulmak için birbirimizi daha iyi tanımamıza yardım ettiğini varsayar."

(EDUARDO GALEANO - Biz Hayır Diyoruz, Çeviri: BÜLENT KALE - Metis Yay.)


***



Çehov 1886 yılında -o zamanlar 26 yaşındadır- Grigoroviç'ten bir mektup alır. Grigoroviç, Dostoyevski'nin, Belinski'nin dostudur. Sözü dinlenen, önünde pata çakılan bir yazardır. Çehov'un öykülerindeki deha kıpırtılarını ilk o sezmiştir. Öykülerin düttürü gülmece dergilerinde yayınlanmış olması bile kendisini etkilememiştir. Mektupta der ki:
- Sizin dünyaya kimi görkemli yapıtlar için geldiğinize inanıyorum. Edebiyatı kesinkes kucaklayan yapıtlar. Sizden beklenene karşılık vermeyecek olursanız çok büyük bir günah işlemiş olursunuz. Bakın yapılacak şey şu: İnsanlara pek kıt dağıtılan yeteneğe saygı göstermelisiniz. Ardınızı bırakmayan işlere boş verin. Para durumunuzu bilmiyorum. Darlık çekseniz de eskiden bizim yaptığımız gibi açlığa yatmayı yeğlemelisiniz. İzlenimlerinizi de bilinçli, özenli bir çalışmaya saklamalısınız. Çalakalem at koşturmaya da kalkmayın. Yazmak için iç dünyanızın mutlu saatlerini bekleyin.

(SALÂH BİRSEL - Yapıştırma Bıyık,1985)


***


"Korktuğum şey yazmayı bırakmak değil. Yazmama neden olan o heyecan her neyse onu bırakmaktan korkuyorum." 


ALİCE MUNRO
(Fotoğraf: CHAD HİPOLİTO - Associated Press)







Merhaba!

23 Haziran 2024 Pazar

GERİSİ HİKÂYE !

 





Her zaman başıma gelen olaylardan esinlenerek yazıyorum.
Hikâye benim için gerçek değilse okur için de gerçek olmayacaktır.


Güzel bir hikâye tıpkı müzik gibi bestelenmeli bence.
Tamamı tek bir tondan söylenen hikâye yavan ve tekdüze olabilir.

(JOY COWLEY)


***


Hayata dair her şey nasıl anlatılır, hayatınıza dair her şeyi bir öyküde nasıl görebilirsiniz? Sanırım herhangi bir Alice Munro öyküsünü okuduğunuzda bunların karşılığını bulacaksınız.
İnsandan insana giden bir anlatıcıdır o. Kadının varoluş gerçeğini yaşadığı anların seyrinden alıp dünle bugünde oluşagelen her bir durumuyla yansıtır. 
Hayata sezgisel bakar. İzlenimci bakışının ardındaki ayrıntılar gene insanın iç dramına dairdir. Orada derin yarılmalar, bilinç kanamaları, hatırlamalar, kayıplar, iz bırakan yalnızlıkların dramı vardır. 
Bu anlamda yazdığı, gerçekliğini anlattığı her insanlık durumunu bir yer/mekân duygusuyla adeta taçlandırır. Taşıyıcıdır, başka seslerin renklerin anlatısına yansımasına kapı aralar [Alice Munro]:


"Genelde bir hikâyeyi yazmaya başlamadan önce onunla epey tanışıklığım olur. Yazacak düzenli bir zamanım olmadığında hikâyeler kafamda o kadar uzun süre dönüp dururdu ki yazmaya başladığımda onlara tamamen hâkim konumda olurdum. Şimdi bu işi defterleri doldurarak yapıyorum."

(FERİDUN ANDAÇ - Cumhuriyet Kitap)


***


Hadi çıkar not defterini. Hadi, yaz içinden geçenleri. Bir öykü, bir roman, bir kitap... Hadi bir kitap daha... Sözcüklerin, tümcelerin yeter mi kucağında bebeğiyle başı yana dönük, kimsenin yüzüne bakamayan o kadının kaygılı gözlerini anlatmaya? En bilinen, en yetenekli, en çok satan, daha büyük, çok daha büyük yazarların gücü yetebilmiş mi? Cilt cilt kitaplardan bize kalan... Daha yol kıyısına atılırcasına bırakılırken küçülen kara birer insan lekesi...
Tüm bu yazdıklarının üstünü çiziyor. Üstünü çiziyor her şeyin. İçi daralıyor. Bu dönemde edebiyat dediğin geçici bir müsekkin.

(CAN ÇELEBİ / Bodrum Terzisi - Artemis Yayınları)






Merhaba!