Ali Yüce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ali Yüce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2016 Pazar

TÜRKÜLER YURDU ANADOLU






İnsanoğlu hiç mi idi
Öksüz sevmek suç mu idi
Biz de murada erseydik
Garip olmak suç mu idi.

NEŞET ERTAŞ



   Yaşar Kemal tarafından "Bozkırın Tezenesi" olarak adlandırılan Neşet Ertaş'ın hayatını, aşklarını ve türkülerini konu alan "Neşe'Dert'Aşk" adlı oyun Devlet Tiyatroları sayfalarında şu ifadelerle tanıtılıyordu:
   En kutsal günlerimizde onun sesi hep bizimledir; düğünlerimizde, aşık olduğumuzda, kederlendiğimizde, toprağımızda, hasretimizde, gönlümüzde..."Neşe dert aşk yazılır, Neşet Ertaş okunur!"




   "Ağıtları , türküleri halk söyler. 
Anadolu bir destan toprağı olduğu kadar türküler, ağıtlar yurdudur.
 Siz hiç Osmanlıca ağıt ya da türkü duydunuz mu?"    

OSMAN ŞAHİN






Selam sana Türkçem
sevgiler sevdalar sana
güzeller güzeli dilim
türkülerimin anası
toprağım ekinim uygarlığım
dört mevsim şiir açan çiçeğim
sensiz sılam gurbet olur
üzülür cumhuriyetim.



ALİ YÜCE





   Osmanlıcayı savunmak için "Atalarımızın mezar taşlarını okuyamıyoruz" bahanesine sarılıyorlar. Çanakkale'den Kocatepe şehitliklerimize, öz Türkçe yazılı yüzbinlerce mezar taşını okudunuz mu? Çukurova'daki ırgat mezarlıklarını gördünüz mü? Aşağıda ırgat mezarına yazılanlar, yatan ölünün günümüze uzanan çığlığıdır:


Diyeceğin diyemedi
Giyeceğin giyemedi
Yiyeceğin yiyemedi
Yetmişinde öksüz gitti Memetali




   Bir başka ırgat mezarı taşından:

Sarı sıcağın alnında
Kırk çeşmenin ortasında susuzluktan kırıldık.



"Kırk çeşme" dediği, "toprak ağalarının el koyduğu zengin, bitek Çukurova topraklarından bir avuç yere sahip olamadık" demektir.


OSMAN ŞAHİN







YURDUM

Kederlendiğim günler olmuş
Naçar dolaşmışım sokaklarında,
Sevinçli günlerim olmuş
Başım havalarda gezmişim.
Bağrımı açıp ılgın ılgın
Esen serin rüzgarlarına,
İlk defa kıyılarından
Denizi seyretmişim.
Issız çorak ovalarında
Günlerce yolculuk etmişim.

Ağladığım senin içindir
Güldüğüm senin için
Öpüp başıma koyduğum
Ekmek gibisin.



CAHİT KÜLEBİ




Gülemiyorsun ya, gülmek
Bir halk gülüyorsa gülmektir
Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.



EDİP CANSEVER







Merhaba!








    



    








24 Kasım 2015 Salı

HALKIN ÖĞRETMENİ




Mademki biliyorsun, neden öğretmiyorsun?
Zamanını boşa geçirdin ne işe yaradı?

(Sümer Atasözü)








Ben bir öğretmenim
Işık sürerim ekmeğime
Sevgi sürerim
Mesleğime boynuz takamam
Sonra nasıl bakarım
Çocuklarımın yüzüne



ALİ YÜCE







   Köy enstitülü öğretmenlere kadar, Türkiye'deki öğretmen okullarının mezunlarının büyük bölümü, okul ve ev dışındaki zamanlarını şehirlerdeki öğretmen derneklerinin lokallerinde veya şehir kulüplerinde kağıt oynayarak geçiren, halkla ilişkisini sınırlı tutan, öğrenciyi yaratıcı ve sorgulayıcı biçimde yetiştirmek ve halkı eğitmek gibi bir derdi olmayan, günün koşullarına göre iyice bir aylık alan bürokratlaşmış öğretmenlerdi.
   Halbuki köy enstitülerinin mezunlarının çok büyük bölümü üretken, sorgulayıcı, ekip çalışmasına alıştırılmış, dik başlı, özgüvenli, atak, toplumsal sorumluluk duygusu taşıyan, mesleğini çok önemseyip seven, mesleğini kimliği haline getirmiş, Türkiye'nin demokratik devriminin kazanımlarının önemini kavramış öğretmenlerdi. Kendilerinin cumhuriyeti koruma ve halkı eğitme gibi bir misyonlarının olduğuna inanmışlardı ve birçok sorunun çözümünün eğitimden geçtiğini düşünüyorlardı.(YILDIRIM KOÇ- Aydınlık Gazetesi)





Yıl 1946
Düziçi Köy Enstitüsünde
Bu dünyaya ayak bastım ben
Ekmeğime ışık sürdü Tonguç
Eşitlik özgürlük sürdü
Sevgi doldurdu gönlüme
Bin yıllık uykudan uyandım
Bir gramcık bilgi için
Tırmanmadık yokuş koymadım ben
Saç döktüm ömür tükettim
Öğrenmeye doymadım ben


ALİ YÜCE
















Merhaba!