Nâzım hasta diye duyuyorduk. Nâzım'ın parası yok diye duyuyorduk. Nâzım bunalıyormuş diye duyuyorduk. O yazdıklarıyla bütün bunları yalanlamakta diretiyor, şaşılacak bir yürek sağlamlığı ve disiplin örneği veriyordu. "Nâzım ağabey hapislerde çürüdü" diye mısra düşürüp dövünen Cahit Sıtkı'yı özel bir şiiriyle terslemişti:
"Yatar ama zincirini kırmış yatar / en yüksek mertebeye ermiş yatar."
(ATTİLÂ İLHAN - Hangi Sol)
Bir şey daha var yürekler acısı
Utandırır insanı düşündürür
Öylesine başka bir kalbağrısı
Alır beni tâ Bursa'ya götürür
Yeşil Bursa'da konuk bir garip kuş
Otur denmiş oracıkta oturmuş
Yüreciğinden bir türkü tutturmuş
Ne güzel şey dünyada hür olmak hür
Benerci Jokond Varan Üç Bedrettin
Hey kahpe felek ne oyunlar ettin
En yavuz evlâdı bu memleketin
Nâzım ağabey hapislerde çürür.
(CAHİT SITKI TARANCI)
hüzün ki en çok yakışandır bize
belki de en çok anladığımız
biz ki sessiz ve yağız
bir yazın yumağını çözerek
ve ölümü bir kepenek gibi örtüp üstümüze
ovayı köpürte köpürte akan küheylan
ve günleri hoyrat bir mahmuz
ya da atlastan bir çarkıfelek
gibi döndüre döndüre
bir mapustan bir mapusa yollandığımız
biz, ey sürgünlerin nâzım'ı derken
tutkulu, sevecen ve yalnız
gerek acının teleğinden ve gerek
lacivert gergefinde gecelerin
şiiri bir kuş gibi örerek
halkımız, gülün sesini savurup
bir türkünün kekiğinden tüterken
der ki, böyle yazılır sevdamız
hüzün ki en çok yakışandır bize
belki de en çok anladığımız
(HİLMİ YAVUZ)
Onca yılgıya yoldaştır,
dayatılan onca derin susmaya;
anlarız anlamasına da
hüzün değildir bize en çok yakışan.
Kirli eller sokulur ekmeğin barışına,
bozulur okulun mayası,
dilin köklerine zehir akıtılır,
kıramaz hüzün yaşamın çetin çekirdeğini.
İlle de yaşama sevinci,
ille de yaşama istencidir
bizi direngen kılan
anlarız anlamasına,
yaşarız yaşamasına da
hüzün değildir bize en çok yakışan.
(AYTEKİN KARAÇOBAN)
Merhaba!

.jpg)
