okumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2025 Pazar

ZAMANDA YOLCULUK

 



Jorge Luis Borges bir denemesinde, kitabın insan yaşamındaki yerini şöyle açıklar:

"İnsanın türlü araçları arasında en şaşırtıcı olanı, hiç kuşkusuz kitaptır. Mikroskop ile teleskop, görme yetimizin uzantısıdır; telefon, sesin uzantısıdır; saban ile kılıç insan kolunun uzantısıdır. Kitap ise bambaşka bir şeydir: İnsan belleği ile düş gücünün uzantısıdır..."

***

"Okumaya başladığımda istediğim zaman 'oraya' gidebileceğimi anladım. Tek yapmam gereken şey, bir kitabın kapağını kaldırıp burnumu içine gömmekti. Bu dünya siliniyor, diğeri gerçek oluyordu."

(ELA BAŞAK ATAKAN - Sana, Bana, Bir de Kara Kediye / Can Yayınları)

***

Ne zamandır kafa yorduğumuz, "bir gün mutlaka" düşleri kurduğumuz bir gerçeğimiz oldu şu "zamanda yolculuk" dediğimiz.
Aslına bakarsanız açtığımız her kitap kapağının bizi o gizemli düşümüze (düne-yarına) taşıdığının çoğun ayırtında bile olmuyoruz.

(Y. BEKİR YURDAKUL - Cumhuriyet Kitap)

***

"Okumak, ölümsüzlüğü geriye doğru yaşamaktır."


- 21. yüzyılda, bu kadar görselliğin olduğu bir çağda insanların roman okuması için bana haklı bir gerekçe söyleyebilir misiniz?

- Varsayalım ki yazıdan tamamen uzaksınız, hiç kitap okumadınız. Ölüm anınızda hayatınıza dair çok az şey hatırlayacaksınız. Çok kısa bir hayat yaşadığınızı fark edeceksiniz. Ben ölürken Sezar'ın suikastini, Romeo ve Jüliet'in aşkını, Dante'nin Cehennem'ini yaşamış olacağım. Çok zengin bir hayat yaşamış olacağım. Eğer fakir bir hayatı tercih ediyorsanız sorun yok. Ben Kızılhaç değilim. Sizi kurtarmaya çalışmam. Ama okumak daha iyidir.

(UMBERTO ECO - Söyleşi: ENVER AYSEVER)





Merhaba! 

1 Aralık 2024 Pazar

DEVE, EŞEK ve DOĞAN GÖRÜNÜMLÜ ŞAHİN

 

Onuncu yüzyılın sonlarında Pers vezir Abdül Kasım İsmail, kitaplarını yangınlardan, talanlardan korumak için dört yüz devenin sırtına yüklediği yüz on yedi bin kitabı yanında taşırdı. Kitaplar, develere Pers alfabesinin otuz iki harf sırasına göre yüklenirdi. Vezir, okumak istediğinde deve ıhdırılır, kitap deveden indirilir ve vezir, ilme ve şiire dalardı.


***



"Okumaya vaktim yok" diyenleri hiç anlamadım çünkü bana göre okumak boş vakitlerde yapılacak bir şey değil. Zaten bana göre insanın boş vakti varsa ömrü boşa gidiyor demektir. "Mesleğim gereği okumam gereken çok şey var, başka şey okuyamıyorum" diyenleri de anlamıyorum. Sanki mecburiyetten her gün kuru ekmek yerken bir gün önünüze yoğurtlu soslu iskender konduğunda "Ben her gün mecburen kuru ekmek yediğim için bu nefis yemeği yiyemiyorum" demek gibi bir şey bu durum. Yemezler yani! Okumayan kitle içinde bir de okumama durumlarına kılıf uydurmak için "Okumak önemli değil, ne okuduğun önemli" diyen entel-danteller var. Bence değil! Ne olursa olsun okumak önemli. Çünkü ancak öyle yaparsanız okumak bir alışkanlık haline gelir. Okudukça okursunuz. Okudukça ister istemez öğrenirsiniz. Çünkü kapı kapıyı açar, bilgi yeni bilgileri getirir. Bilgilendikçe bilinçlenebilir insan çünkü bilgi olmadan bilinç olmaz. Ve tabii ancak bilinçli insanlar kayda değer fikirler üretebilir. Fikirler birbiriyle çeliştikçe zenginleşir, yeni fikirler yenilikleri üretir. Özellikle eğitimciler ve yöneticiler akıl fikir sahibi olmalıdırlar. Çünkü fikirleri akıl süzgecinden geçmiş ve okuyarak edindikleri zengin bilgileriyle köklenmiş insanları aldatmak ve kullanmak zordur.
(...)
Okumak konusunda mazeret ve polemik üretmeye bayılan "yarı aydın" kişiler tam burada "Okumakla adam olunmaz" diyeceklerdir. Doğrudur. Bazılarının adam olmak diye kabul ettiği örneğin zengin olmak için okumak şart değildir. Hatta bu noktada "Tahsil cehaleti alır, eşeklik baki kalır" sözünü hatırlayarak ona da hak vermek gerekebilir. Ama siz anladınız aslında benim ne dediğimi. Yine de ben yazayım, yanlış anlama olmasın. Benim sözümün özü şu; her okuyandan adam olmaz belki ama okumayandan asla fikir adamı olmaz. Oldum diyen de ancak doğan görünümlü şahin olur. 

(SERRA MENEKAY / Laf Ebesi'nin Ödemiş'i - Galeati Yayıncılık)







Merhaba!  

2 Ekim 2022 Pazar

KİTABA DAİR


 

 



"Kitap, sadece bir araç değildir. Kitap binlerce, yüzlerce yıl önce yaşamış bir zekâ ile birlikte yaşamaktır."

(ORHAN BURSALI)






   "Unutulmamalıdır ki tarih boyunca suç işlemiş bir kitaba rastlanmamıştır, 
ancak suçluları ortaya çıkaran sayısız kitap mevcuttur."

(BUKET UZUNER)






   "Okumak, insanı megalomanlıktan, narsisizmden, kendi fikirlerine hayranlıktan kurtarır. Alçakgönüllü olmaya, dengeli olmaya, ölçülü olmaya götürür. Megalomaniye yakalanmaya en yatkın kişiler içinde sanatçılarla politikacılar sanırım en başta gelir. Bu virüse karşı en dayanaklılar, en bağışık olanlar ise bilim adamlarıdırlar. Bilim adamları bütün edindikleri bilgiyi başka kitaplara, başkalarının bu alandaki çalışmalarına ve tüm insanlığın bu alandaki birikimine borçlu olduklarını bilirler."

(HALDUN TANER)





(Karikatür: GUADA)



"Kitap, bilginin ve düş gücünün tekerleğidir."


(UMBERTO ECO)






Merhaba!

14 Mayıs 2017 Pazar

KİTAP ÖZGÜRLÜKTÜR




RÜDİGER SAFRANSKİ

   "Romantik: Bir Alman Sorunsalı" adlı kitabında Rüdiger Safranski şunları söylüyordu:
  "İnsanlar yaşamının değerini edebiyatın ışığında arttırmak, ona bir yoğunluk, dramatiklik ve atmosfer kazandırmak ister."
   Bu anlamda edebiyatın herkese gerekli olduğuna inanırım.
  Okumak insanı sıradanlıktan kurtarır; edebiyat ise duygusal/düşünsel olarak kendini, varoluşunu anlamlandırmanın yolunu açar. Bu, bir tür, insan ruhunda "devrim"dir.
   Edebiyatsız bir hayat yavandır, anlamsızdır, sıradandır.


FERİDUN ANDAÇ








  "Okuyan insan düş kurar, zihni çalışmaya başlar, soru sorar. Soran insan, artık sürünün koyunu değil, bir bireydir. İnsan, okudukça birey olur. Ben topluma diyorum ki, 'Lütfen kitap okuyun. Televizyon dizilerinden, internetten biraz uzak durun.' Zaman öyle bir kavramdır ki, zamanı komşudan isteyemezsiniz. Bakkal da satmaz, turşusunu da kuramazsın.Zaman gitti mi gitti. Onun için zamanımızı iyi kullanalım. Oturun kitap okuyun ve düş kurun. 


MUZAFFER İZGÜ








 ...Köy Enstitüleri, kaba saba elbiseli, korkunç ter kokulu köy çocuklarını Faust'la tanıştırmış, Shakespeare, Goethe, Gogol, Balzac okutmuş, Talip Apaydın'ın deyişiyle onlara "öğrenme mutluluğu, öğrenme heyecanı, öğrenme merakı uyandırmıştır." Onları özgürleştirmiştir. 


TALİP APAYDIN







 ... Otokrasiden diktaya bütün baskı rejimlerinin kitap düşmanlığı, yazana nefret ve okuyana hışım ortaklığı, rastlantı değildir.
   Sözlerle düşünürüz. Kitaplar, söz dağarcığını genişleterek düşüncenin, hayalin ufkunu açar, mantığı geliştirir ve sonunda, özgürleştirir. Mutlaka özgürleştirir. Baskı rejimlerinin en çok korktuğu da budur... (MİNE G. KIRIKKANAT - Cumhuriyet Gazetesi)










Merhaba!