Suat Çağlayan-Sinopeli Diogenes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Suat Çağlayan-Sinopeli Diogenes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2023 Pazartesi

İNSAN SORUMLULUKTUR

 

   Atina duvarlarının hemen dışında bulunan Kynosarges'in çevresinde, sur duvarlarının içinde yaşayan öz Atinalıları çatlatırcasına, her mevsim çiçek açan bahçeler vardır. Atina'ya sonradan geldikleri için birinci sınıf yurttaş kabul edilmeyen yabancıların çocuklarına ders veren Antisthenes, bu çiçeklerin kokularını duydukça, özgürlük duygusunun daha da arttığını söyler öğrencilerine.

  Bu kokular, kasım ve aralık aylarında, Küçük Asya'daki Mimas'tan Atina'ya gelen göçmenlerin getirerek yetiştirdikleri nergislerin kokusudur çoğunlukla. Atinalılar tarafından dışlanarak surların dışına itilen ve sadece Kynosarges'te ders görebilen göçmen çocukları, bu güzel kokulu çiçekleri kendileriyle özdeşleştirir, nergisleri bir başka severler!

   Nergis çok güzel kokusuna karşın ürkek, hüzünlü ve iddiasızdır. Öyle ki, parlak beyaz gençliğinden, sarımtırak yaşlılığına kadar başını hiç yukarı kaldırmaz, göçmen çocuklarının ezikliğini ve hüznünü taşır taçyapraklarının her bölümünde.

    (SUAT ÇAĞLAYAN / Sinopeli Diogenes - Kırmızı Kedi Yayınevi)






Nergisten sorumlu değilmişim bunu öğrendim

Kar umarsız yağabilir, ayaz çıkabilir 

Uzun sürebilir, kötü şeyler olabilir

Nergis uyanmayabilir

Ne ışgını ne dalı sor ne de tomurcuğu

Aklım kırık, şaşırdı beklentilerim

Kimyasal korkular, kanlı gecelikler, dalgalı sirenler

Çocukları koyver, nereye gitseler ne yapsalar

Nasılsa füzeler bombalar onları buluyor

Nergisten ben sorumluydum, ışgından ve çocuklardan

Yanlış mı belledim, insan sorumluluktur.



GÜLTEN AKIN
(Savaşı Beklerken)






Merhaba!

21 Ağustos 2022 Pazar

AKILLI İNSAN

 

Akıl. Akıl önemlidir. Aklımızın bir tehlikesi vardır. Herkes kendinde olduğunu sanır onun.

(FARUK DUMAN / Sus Barbatus! 2)




(Resim: AKG/ALBÜM)

  (...) Konuklarıyla birlikte fıçının yakınındaki bir merdivene oturdular.

  "Ne soracaksanız sorun," dedi. "Zenginlerden birinin yemekli bir daveti olduğunu duydum, oraya gideceğim!"

  Öğrenciler, duydukları bu sözlere şaşırsalar da belli etmediler. Onun yemekli bir zengin toplantısına katılması olacak iş değildi. Ama yine de anlamadıkları bir şeyler olduğunu düşünerek bu konunun üzerinde durmadılar. Daha önceden hazırladıkları soruları sormaya başladılar:

  "Annelerimiz bizi evlendirmek için büyük baskı yapıyorlar. Sizce bir erkek ne zaman evlenmeli?"

  "Genç olduğunuza göre, hiçbirinizin evlenme zamanı gelmedi demektir. Daha sonra da yaşlanmış olacağınız için evlenme zamanınız geçmiş olacaktır. Artık siz karar verin!"

  Hep birlikte gülmeye başlamışlardı ki bir başkası ciddi bir soru sordu:

  "Akıllı insanı nasıl anlarsınız?"

  "Konuşmasından!" dedi Diogenes.

  "Peki ya hiç konuşmazsa?" diye üsteledi soruyu soran. Diogenes gülümsedi.

  "O kadar akıllı olanına rastlamadım," diye yanıt verdi. 

  "Gelip geçenlerden bazıları, kim olduğunuzu bilmedikleri için sizi incitici sözler söylüyorlar. Onlara hiç tepki göstermeden başınızı çeviriyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz?" diye sordu bir başkası.

  Diogenes cevap verdi:

 "Söylenen sözü hak etmemişsem, kim ne söylerse söylesin alınmam. Unutmayın ki insanı kendinden başka kimse incitemez!"

  (SUAT ÇAĞLAYAN / Sinopeli Diogenes - Kırmızı Kedi Yayınevi)


***


"Mükemmelliğe artık eklenecek bir şey kalmadığında değil, çıkarılacak bir şey kalmadığında erişilir."

(ANTOINE de SAINT-EXUPERY)




Merhaba!